İGAM Diyor ki
MIPEX SKANDALI
Metin Çorabatır, İltica ve Göç Araştırmaları Derneği Başkanı
Geçtiğimiz hafta Ankara’daki bir AB üyesi ülke büyükelçiliğinin ev sahipliğinde bir raporun sunumu gerçekleşti. Rapor, yıllardır yayınlanan Migration Integration Indexi’nin (MIPEX-Göçmen Entegraston Indeksi) Türkiye’ye uyarlanan haliydi. Belçika temelli Migration Policy Group’un geliştirdiği bu indeks AB üyesi ülkeler ile üye olmayan Kanada, İngiltere gibi bazı ülkelerde göçmen ve mültecilerin topluma uyumları için ne tür politikaların geliştirildiğini, yasal mevzuattaki değişikliklerin entegrasyona katkısını ölçüyor. MIPEX ülkelerin entegrasyon konusundaki başarılarını yüzlerce kriter açısından değerlendiriyor ve ülkeleri bir sıralamaya tabi tutuyor. Entegrasyon sıralamasında gerileyen veya yükselen ülkeler için MIPEX bir prestij ölçütü. Sıralamadaki geri düşüş ülkelerin başarısız entegrasyon politikalarının bir göstergesi olarak akademi dünyasında, araştırmacılar nazarında bir prestij kaybı olarak belirleniyor.
MIPEX Türkiye’de 2019 yılında Bilgi üniversitesinden Prof. Dr. Sayın Ayhan Kaya tarafından uygulandı. Göç alanındaki titiz ve ciddi çalışmalarıyla tanıdığımız Sayın Kaya, sınırlı imkanları ile o dönemde göç ve mülteci alanındaki mevzuat çalışmalarını incelemişti. INDEX’in Balkan ve Doğu Avrupa’daki mültecilere için geliştirilen bir uygulamasını iki yıl sonra IGAM, MPG ile işbirliği içinde gerçekleştirdi. Yaklaşık 40 uzmanla yapılan araştırmada, Türkiye hem mevzuat hem de bu mevzuattan mültecilerin yararlanma oranları açısından en diplerde olduğu ortaya kondu ve mevzuatın AB standartlarına uyumu sağlanıncaya kadar MIPEX’in Türkiye’de sağlıklı olarak uygulanamayacağı sonucu çıkarıldı.
Geçen hafta Ankara’da yabancı misyona ve STK’lara lansmanı yapılan MIPEX dört saygın hocamızın, Sayın Prof. Dr. Başak Yavcan, Sayın Prof. Dr. Ayhan Kaya, Sayın Prof. Dr. Gökay Özerim ve Sayın Doç Dr. Fulya Memişoğlu’nun ortak imzasını taşıyor. Değerli hocalarımız, 2019’çalışmasını baz alarak göç ve mülteci alanında meydana gelen olumlu değişikliklerin bir envanterini çıkartmışlar. Söz konusu envanter göçmenleri, mültecileri, sığınma başvurusu sahiplerini ve geçici koruma altındakileri ilgilendiren mevzuattaki gelişmeleri 2019 araştırması ile karşılaştırıyor. Sonuç, Türkiye için ortalarda bir puan: 51. MIPEX’e göre en yüksek üç ülke, öeneğin İsveç 80 puanın birazcık üzerinde. Pek çok Avrupa ülkesi 50’nin altında. Bu sıralamada Türkiye’nin konumu “gurur verici” bir yerde. Alt kırımlarda, örneğin siyasi katılım göstergesinde Türkiye önemli ölçüde üst sıralarda yer alıyor. Çünkü araştırmacılar, mültecilerin sivil toplumdaki faaliyetlerinin yasal engelle karşılaşmamasını puan arttırıcı bir durum olarak ortaya koyuyorlar. Kısaca MIPEX’in son Türkiye raporu ülke gerçekliği ile taban tabana zıt. Sayın Yavcan lansmandaki bir soru üzerine dört kategorideki insanların ağırlıklı olarak tespit edildiğini açıkladı ama ayrıntı vermedi.
Lansmana davet edilenler nezaket ölçüsünde hayal kırıklıklarını dile getirdiler. Zira milyonlarca mültecinin, MIPEX’in ölçütleri açısından alması gereken gerçek puanın, 10’ları geçememesi gerekir. Yanıtlanması gereken soru şu: bilinen gerçekler mi yanlış, yoksa MIPEX’in metodolojisi mi? Son olarak Sayın Yavcan Büyükelçilikteki toplantı öncesinde aynı lansmanı başta Göç İdaresi Başkanlığı ve diğer kamu kuruluşları temsilcilerine yönelik olarak da yaptıklarını, ve biraz sürpriz, daha çok da coşkuyla karşılaştıklarını belirtti. Salt bir bilimsel çaba olarak kalması halinde zararsız olabilecek bu bulguların, politika karar vericilerin elinde nasıl manipüle edilebileceğini kestirmek zor olmamalı. Kısacası, MPG ve MIPEX son Türkiye raporu ile büyük prestij kaybına uğramıştır.


