EN

‘Suriye’nin Geleceği Konferansı’nda, Türk STK’ların görüşleri İGAM tarafından açıklandı

30.06.2020

30.06.2020

İGAM Başkanı Çorabatır, ‘Suriye’nin geleceği Konferansı’nda, Türk STK’ların görüş ve önerilerini açıkladı

İGAM Başkanı Metin Çorabatır, Brüksel'de 22-30 Haziran günleri arasında düzenlenen Birleşmiş Milletler eş başkanlığında “Suriye ve Bölgenin Geleceğine Destek” (#SyriaConf2020) başlıklı dördüncü Brüksel Konferansı'na raportör olarak katıldı.

Çorabatır, 30 Haziran'da düzenlenecek "Bakanlar Konferans"ında STK Raportörlerinden biri olarak, Bakanlara, sivil toplum örgütlerinin Suriye ve bölgenin geleceği konusunda "Diyalog Günleri"nde yapılan toplantılarda çıkan çıktıları ve kendi çalışmalarını içeren mesajları açıkladı.

Metin Çorabatır’ın Türk STK’larının ‘Suriye’nin Geleceği’ konusundaki tavsiye, görüş ve önerilerini açıkladığı konuşması şöyle:

Merhaba…

Sayın katılımcılar hükümetlerin, uluslararası kuruluşların ve sivil toplumun değerli temsilcileri

Avrupa Birliği’ne ve Birleşmiş Milletlere bu toplantıyı düzenledikleri için teşekkür ederim.  Kısaca Türk sivil toplumunun görüşlerini özetlemeye çalışacağım.

Türkiye 3.7 milyon Suriyeli’ye koruma sağlıyor ve temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Geçim kaynakları; Covid-19 nedeniyle Türkiye’de birçok iş yeri kapandı, mülteciler işlerine gidemediler. Gelirleri önemli ölçüde düştü. Acil nakit yardımı, kira desteği ve hijyen malzemesi talepleri giderek arttı. Siyasi nedenlerle pandemi sırasında mültecilere yardım sağlanamadı. Avrupa Birliği’nin aylık nakit yardımları, 2016’dan bu yana mülteciler için önemli bir istikrar unsuru oluşturuyor. Bu yardımların sürmesi gerekir. Sevinerek gözlüyoruz ki normalleşme ile beraber bazı iş yerleri çalışanlarını geri çağırıyor.

Öte yandan Türkçe konusu, Türkçe bilmemek, iş bulmayı önemli ölçüde engelliyor.

Suriyeliler için beceri kurslarının sayısı arttırılmalıdır. Seyahat yasağı gevşetilmelidir. Çalışma izni koşulları yumuşatılmalıdır. Mülteciler için uzun vadeli ve mikro krediler ve hibeler sağlanmalıdır. Cinsiyet eşitliği gözetilmeli, kreş ve anaokulu sayıları artırılmalıdır.

Eğitim konusuna baktığımızda, 400 bin Suriyeli çocuk okula henüz gidemiyor. Şartlı eğitim yardımları çoğaltılmalı, meslek okullarının kapıları mülteci gençlere açılmalıdır. Suriyeli öğrenciler için ek dersler düzenlenmelidir. Irkçılık, yabancı düşmanlığına karşı okul yönetimlerinin duyarlılığı artırılmalıdır.

Koruma açısından da birkaç söz söylemek gerekirse Suriyelilerin geri gönderileceği söylemleri endişe vericidir. Bu söylemler artmaktadır. Geri gönderme merkezlerine avukat erişimi kolaylaştırılmalıdır.

Yunanistan’ın sınırdaki push-back (Geri İtme) politikaları durmalıdır. Suriyelilere bireysel sığınma başvuru hakkı tanınmalıdır.  1951 Cenevre Sözleşmesi ile birlikte uygulanan coğrafi kısıtlama kaldırılmalıdır. Geçici koruma yönetmeliği tekrar gözden geçirilmelidir. Türk vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısı artırılmalıdır. Yeniden yerleştirilme, üçüncü ülkeye yerleştirme kotaları artırılmalıdır. Politika çözümler için mülteci kadınlara da danışılmalıdır.

Çok teşekkürler.

 

Whatsapp