EN

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği: ‘Avrupa Ülkeleri Bir An Önce Kapıları Açmalı’

17.03.2020

12.03.2020

Uluslararası Mülteci Hakları Derneği’nin hazırladığı, ‘ Avrupa Sınırında Yaşanan Gelişmeler Araştırma ve Gözlem Raporu’ , mültecilerin sınırda yaşadıklarına mercek tutarken, raporun sonuç bölümü çarpıcı tavsiyelerde ve çağrılarda bulunuyor.

Yunanistan’ı, mültecilere karşı insani ve hukuki tutumlar sergilemeye davet eden raporda, “…Türkiye’nin deniz ve kara sınırlarından Avrupa’ya geçmek isteyen mültecilere, Avrupa’nın artık siyasi, ekonomik ve dini bakış açılarını bir kenara bırakıp Uluslararası Mülteci Hukukunun kendilerine yükledikleri sorumlulukları yerine getirerek bu hukuk kapsamında mültecilerin Avrupa’ya kabul edilmesini şiddetle tavsiye ediyoruz… ”  deniliyor.

12.03. 2020 tarihli raporun sonuç bölümünde yer alan değerlendirmeler ve tavsiyeler şöyle:

  • Belirtmek gerekir ki, Türkiye’nin sınırların açık olduğunu bildirdiği gecenin sabahında binlerce mülteci sınır kapılarına sanki bu günü beklermiş gibi hareket etmiştir. Yaş grupları, Türkiye’de bulundukları süre, bu süre içerisinde ne yaptıkları, vb. veriler dikkate alındığında sınıra yönelen mültecilerin çaresizliği ortaya çıkmaktadır. Her bir mülteci başkaları tarafından yok edilmiş hayatlarını, belirsiz geleceklerini bulma umuduyla sınırlara yönelmiştir.
  • Hayatta kalabilmek adına sınırlara giden mülteciler, kendilerini hayatta kalma savaşının içerisinde bulmuşlardır. Sadece gelecek hayali ile yağmur, soğuk dinlemeden sınırlara yürüyen ve yerlerde yatan bu insanlar üzerine göz yaşartıcı bombalar, plastik mermiler, tazyikli sular ile müdahale edilmiş ve gemi, bot vb. araçlarla Ege Denizi’nden karşıya geçmek isteyenlerin de araçları batırılmaya çalışılmıştır. Bu sebeple öncelikle Yunanistan başta olmak üzere benzer tutum takınan tüm ülkeleri mültecilere karşı insani ve hukuki tutumlar sergilemeye davet ediyoruz.
  • Karşılaşılan bu insani krize karşın Uluslararası Mülteci Hakları Derneği ve bir sivil toplum kuruluşu olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki, mültecilik bir tercih değildir. Bugün resmi verilere göre sayıları 70,5 milyonu bulan her mülteci bir insandır. Her insanın yaşam hakkı da uluslararası kabul görmüş birçok mevzuatta garanti altına alınmıştır. Bu yaşam hakkı umursanmaksızın mültecilerin siyasi, ekonomik, dini, güvenlik vb. kaygı ve gerilimlerin kurbanı edilmesi kabul edilemezdir.
  • Ne yazık ki, bu durum Suriye’deki savaş bitse de bitmese de, mülteci krizi giderek büyüyen bir durum olmaya devam edecektir. Avrupa’nın mülteci krizinin artık sadece komşu ülkelerle sınırlı kalmadığını Avrupa’yı da doğrudan etkileyen bir gerçek halini aldığını görmesi gereklidir. Dolayısıyla Türkiye’nin deniz ve kara sınırlarından Avrupa’ya geçmek isteyen mültecilere, Avrupa’nın artık siyasi, ekonomik ve dini bakış açılarını bir kenara bırakıp Uluslararası Mülteci Hukukunun kendilerine yükledikleri sorumlulukları yerine getirerek bu hukuk kapsamında mültecilerin Avrupa’ya kabul edilmesini şiddetle tavsiye ediyoruz
  • Bununla birlikte tüm devletleri ve uluslararası kuruluşları, mülteci politikalarını yeniden gözden geçirmeye, evrensel insan haklarının güvence altına alındığı böyle bir dönemde en azından insanca yaşama hakkının gereği olan asgari insan haklarının tüm insanlara sağlanması anlamında kalıcı ve etkin çözümler bulmaya davet ediyoruz. Bu doğrultuda, Avrupa ülkelerinin bir an önce kapıları açması gerektiğini ifade ediyoruz.
  • Ayrıca Avrupa’nın pek çok ülkesinde binlerce gönüllünün, aktivistin, kurum ve kuruluşların, yardım ve dayanışma kampanyaları yapmasını, daha da önemlisi toplumların genel tavrının mültecilere yardım edilmesi yönünde olmaya davet edilmesini ve Avrupa Parlamentosuna, ülkelerin hükümetlerine baskı yapılmasını tavsiye ediyoruz
  • Bununla birlikte devamlı olarak savaş, işkence, insanlık dışı muamele vb. sebeplerle mülteci doğuran başta Suriye olmak üzere diğer ülkelerdeki krizlere siyasi çözüm bulma hususunda Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ilgili devletlerin krizlerin sonlandırılması ve mülteciliği doğuran faktörlere son verilmesi hususunda daha fazla yardımlaşma ve iş birliği yapmalarını tavsiye ediyoruz.

Rapora erişmek için tıklayınız

 

Whatsapp