Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler İçin Sağlık Sigortasına Katılım Payı Düzenlemesi: Sağlığa Erişim Hakkı Risk Altında
28 Kasım 2025 tarihli ve 33091 sayılı “Geçici Koruma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin genel sağlık sigortasından yararlanma koşullarında önemli değişiklikler yapılmıştır.
Yeni düzenlemeye göre, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin genel sağlık sigortasından faydalanabilmesi için katılım payı ödemesi gerekecektir.
Öte yandan, ödeme gücü bulunmadığı tespit edilen kişilerin primlerinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak uygulamaya ilişkin edinilen bilgilere göre ücretsiz yararlanma hakkı oldukça sınırlı bir grubu kapsamaktadır.
Ücretsiz sağlık sigortasından yalnızca:
- %40 ve üzeri engellilik oranı bulunanlar,
- 18 yaş altı çocuğu olan yalnız ebeveynler
yararlanabilecektir.
Buna karşılık, hanesinde 18–65 yaş aralığında çalışma çağında bir birey bulunan kişiler ücretsiz kapsam dışında bırakılmaktadır.
Çalışma izni bulunan Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ise yalnızca bakmakla yükümlü oldukları kişiler için sağlık sigortasını aktif hale getirebilmektedir.
Çalışma izni oranı düşük
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2024 verilerine göre, çalışma izni bulunan Geçici Koruma Altındaki Suriyeli sayısı 117 bin 334’tür. Göç İdaresi Başkanlığı verilerine göre ise 18–64 yaş aralığındaki Geçici Koruma Altındaki Suriyeli sayısı 1 milyon 187 bin 251’dir. Bu verilere göre, güncel olmayan istatistikler üzerinden dahi Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin yalnızca yaklaşık %10’u kayıtlı olarak çalışabilmektedir.
Ayrıca çalışma izni süreçlerinde; istihdam kotası, mali yeterlilik şartları, ücret kriterleri, bürokratik prosedürler gibi kısıtlayıcı uygulamalar bulunmaktadır. Bu durum, çok sayıda kişinin kayıtlı istihdama erişimini fiilen zorlaştırmaktadır.
Sağlık hizmetlerine erişim, uluslararası insan hakları hukuku ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler kapsamında temel bir haktır. Bu nedenle bu hakkında sağlanması ve kapsayıcı olması temel toplumsal bir sorumluluktur.


