EN

İGAM Raporu No: 258 (22 Eylül 2026) | Bölgesel Gelişmeler, Göç Politikaları ve Diplomasi

22.09.2026

İGAM RAPORU

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi

No: 258 | 22.09.2026

 

Bu rapor, 21-22 Eylül 2026 tarihi itibarıyla öne çıkan güncel gelişmeleri kapsamaktadır. Haberler; Suriye'nin BM diplomasisi ve enerji vizyonu, Suriye'de eğitim ve geri dönüş, Türkiye-ABD ilişkileri ve BM diplomasisi, bölgesel gerilim ve Yemen krizi ile Avrupa'da göç politikaları başlıkları altında kategorik olarak aşağıda özetlenmektedir.

 

═══════════════════════════════════

SURİYE'NİN BM DİPLOMASİSİ VE ENERJİ VİZYONU

═══════════════════════════════════

Cumhurbaşkanı El-Şara, BM Genel Kurulu'na Katılmak Üzere New York'a Ulaştı, Suriye Diasporasıyla Görüştü

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, BM Genel Kurulu'nun 81. Oturumu'na katılmak ve temaslarda bulunmak üzere New York'a ulaştı. Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani ile Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Raed El-Salih'in yer aldığı heyete başkanlık eden El-Şara'nın, Genel Kurul'da Suriye Arap Cumhuriyeti adına hitap etmesi ve çok sayıda devlet başkanıyla ikili görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor. El-Şara, geçen yıl 80. Oturum'da yaptığı konuşmada Suriye'nin 60 yıllık suç rejimini devirerek tüm dünya adına zafer kazandığını, kriz ihraç eden bir ülkeden bölgede istikrar, barış ve refah için tarihi bir fırsata dönüştüğünü vurgulamıştı.

El-Şara, ziyaretinin başlangıcında ABD'deki Suriye diasporasından bir heyetle bir araya gelerek Suriye'deki güncel gelişmeler, geçen dönemde elde edilen kazanımlar ile yeniden yapılanma ve toparlanma sürecini ele aldı; katılımcıların değerlendirme ve önerilerini dinledi. Cumhurbaşkanı, Suriye-ABD ilişkilerinin güçlendirilmesinde diasporanın rolünün önemini vurgulayarak, yurt dışında yaşayan Suriyelilerin deneyim ve yetkinliklerinden yararlanılmasının yanı sıra yeniden imar ve kalkınma çalışmalarına katkıda bulunmalarının önemine dikkat çekti.

Kaynak: SANA – 22.09.2026
https://sana.sy/tr/presidency/2324272/
https://sana.sy/tr/presidency/2324291/

Suriye'nin Enerji Yol Haritası: 2028'de Petrolde Kendi Kendine Yeterlilik, Elektrik Üretimi 3.500 Megavata Yükseldi

Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, Halk Meclisi oturumunda akaryakıt fiyatları ve enerji sektörünün durumuna ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı; Bakanlığın 2028'de petrolde kendi kendine yeterliliğe ulaşmayı hedeflediğini, doğal gaz üretiminin tatmin edici seviyeye ulaşmasının ise yaklaşık yedi yıl süreceğini açıkladı. El-Beşir, ülkede 78 petrol sahası bulunduğunu, yerli petrol üretiminin günlük 112 bin varil olduğunu, yaklaşık 200 bin varillik açığın ithalatla karşılandığını; doğal gaz üretiminin 6 milyondan 8 milyon metreküpe yükseldiğini, ancak ülkenin tüm santralleri çalıştırmak için günlük 24 milyon metreküp gaza ihtiyaç duyduğunu belirtti. Suriye'nin ham petrol ve ürün alımı için aylık 831 milyon dolara ihtiyaç duyduğu, yaptırımların bu süreçte olumsuz rol oynadığı kaydedildi.

El-Beşir, özgürleşme döneminde 915 megavat olan ve günde 1-2 saat elektrik verilebilen üretimin bugün 3.500 megavata yükseldiğini, bunun çoğu ilde elektriği günde 18-20 saate çıkardığını belirtti. Dört yeni doğal gaz santrali için mutabakat imzalandığını, Tişrin Termik Santrali'nde çalışmaların başladığını, 2030'da elektrik ihtiyacının iki katına çıkmasının beklendiğini kaydeden El-Beşir; Türkiye ve Ürdün ile bölgesel bağlantı hatlarının yüzde 8'inin rehabilite edildiğini, Suudi bir şirketle akıllı şebeke yönetimi için 60 milyon dolarlık sözleşme imzalandığını, bu yıl Şam ve İdlib'de 300 bin akıllı sayaç kurulacağını açıkladı. Su sektöründe ise yıllardır susuz kalan 2,3 milyon kişiye yeniden su sağlandığını, 308 yeni kuyu açıldığını ve 1.051 kuyunun rehabilite edildiğini; Dicle'den Habur'a su aktarım projesiyle yaklaşık 215 bin hektarlık alanın sulanmasının hedeflendiğini belirtti.

Kaynak: SANA – 22.09.2026
https://sana.sy/tr/syria/2324032/

═══════════════════════════════════

SURİYE'DE EĞİTİM VE GERİ DÖNÜŞ

═══════════════════════════════════

Türkiye'den Suriye'ye Dönen Türkmen Öğrenciler, Eğitimlerini Sürdürebilmek İçin Birçok Zorluğu Aşmak Zorunda

Esed rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye'den Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak bölgesine dönen Türkmen aileler, çocuklarının eğitimine devam edebilmesi için sorunların acilen çözülmesini istiyor. Türkmen Dağı'ndaki köylerde okul binalarının büyük ölçüde harabe halinde olması çocukları kilometrelerce uzaktaki okullara gitmeye mecbur bırakırken; öğrenci, veli ve öğretmenler özellikle Türkiye'de eğitim görüp Arapça müfredata yabancılaşan çocuklar için Türkçe destekli eğitim modeli talep ediyor. Türkiye'den dönen 9. sınıf öğrencisi İsmail Karaca, köylerinde okul olmadığı için 11 kilometre uzaktaki okula gitmek zorunda kaldıklarını, kışın ulaşımı nasıl sağlayacaklarını bilmediklerini, derslerin Türkçe ve Arapça desteklenmesinin dil sorununu aşmaya yardımcı olacağını söyledi.

Zinzif Okulu öğretmeni Emel Abdullah, Türkiye'den dönen öğrencilerin Arapça bilmediğini, öğretmenlerin her iki dili bildikleri için yardımcı olmaya çalıştığını belirterek Türkçenin müfredata dahil edilmesini istedi; kendi köyü Çümeren'in devrik rejim bombardımanıyla yıkıldığı için dönemediğini, bölgede sağlık ocağı ve okul bulunmadığını aktardı. Çukurcak köyü muhtarı Nureddin Bal, köyler arasında öğrenci servisi imkanı oluşturulmasını isterken, "Türkiye'den gelenlerin 6-7. sınıftaki çocukları burada 1. sınıftan başlayamaz" dedi. Kepir köyünden veli Beşir Kürdi ise bölgede yalnızca Gebelli, Zinzif ve Gökdağ'da okul olduğunu, "Çocukların geleceği çalınıyor" diyerek Arapçanın yanında Türkçe eğitim verilmesini talep etti.

Kaynak: Anadolu Ajansı – 22.09.2026
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/turkiyeden-suriyeye-donen-turkmen-ogrenciler-egitimlerini-surdurebilmek-icin-bircok-zorlugu-asmak-zorunda/4063128

═══════════════════════════════════

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ VE BM DİPLOMASİSİ

═══════════════════════════════════

İletişim Başkanlığı New York'ta "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" Panelini Düzenledi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, BM Genel Kurulu haftasında New York'ta "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" başlıklı bir panel düzenledi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran panelde, "2027 yılı, her iki ülkenin de uluslararası sistemdeki rollerini yeniden tanımladığı bir dönem olacaktır. Bu 100. yıl, her iki ülke için de stratejik bir dönüm noktasıdır" dedi. Uluslararası düzenin yeniden yapılanma sürecinden geçtiğini belirten Duran, Türk-Amerikan ilişkilerinin başarısının doğrusal ilerlemeden değil işlevsel uyum kapasitesinden kaynaklandığını, 2. Dünya Savaşı sonrası ilişkinin diplomatik angajmandan stratejik bütünleşmeye ilerlediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasındaki doğrudan diyaloğun çözümsüz meselelerde ilerleme için yeni alan açtığını belirten Duran, yeni yüzyılda savunma sanayisi, enerji, ticaret, yapay zeka ve kritik mineraller gibi alanların işbirliğini şekillendireceğini kaydetti.

Panele konuşmacı olarak katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye'nin dış politikada tavrını ortaya koymaktan çekinmeyen güçlü bir bölgesel aktör olduğunu, Suriye, Irak ve Azerbaycan'daki krizlerin çözümünde Türk askerinin hayati rol oynadığını belirtti. ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye ile ABD'nin "aynı dünyada varlık gösterdiğini", Türkiye'nin tüm Akdeniz'i ve Avrupa'nın büyük bölümünü etkileyebilecek konumda olduğunu vurgulayarak 2019'daki Kafkaslar, İdlib ve Libya gelişmelerini ortak başarı örnekleri olarak nitelendirdi. ABD'nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye'nin ABD için "hayal edilebilecek en stratejik konuma sahip ülke" olduğunu, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip bir ülkenin savunma sektörüyle ilgili yaptırımlara tabi tutulmasının "absürt bir durum" olduğunu belirtti. Panel girişinde ilişkilerin 100. yılı anısına 30 civarında fotoğraftan oluşan bir sergi açıldı.

Kaynak: Anadolu Ajansı – 22.09.2026
https://www.aa.com.tr/tr/gundem/iletisim-baskani-duran-100-yila-girerken-turkiye-abd-iliskileri-panelinde-konustu/4063656
https://www.aa.com.tr/tr/gundem/iletisim-baskanligi-new-yorkta-100-yila-girerken-turkiye-abd-iliskileri-paneli-duzenledi/4063662

═══════════════════════════════════

BÖLGESEL GERİLİM VE YEMEN KRİZİ

═══════════════════════════════════

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan BM'ye "Güvensizlik" Mesajı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu'nun 81. oturumu için New York'a hareket etmeden önce havalimanında yaptığı açıklamada, BM'nin "Güveni yeniden tesis etmek" sloganına atıfla "Güven, tıpkı sözünü ettikleri insan hakları ve birçok uluslararası çerçevenin göz ardı edilmesi gibi olmayan bir şeydir" dedi. BM kürsüsünde İran'a yönelik saldırıları ve İran halkının "haklılığını" anlatacağını söyleyen Pezeşkiyan, "düşmanın" başta Filistin ve Suriye olmak üzere saldırılarına devam ettiğini ifade etti. ABD ve İsrail'in savaş yoluyla İran'ı teslim alamadığını savunan Pezeşkiyan, söz konusu ülkelerin kara ve deniz ablukaları ile medya araçlarıyla bu hedefe ulaşmaya çalıştığını öne sürdü.

Kaynak: Anadolu Ajansı – 22.09.2026
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-bmye-guvensizlik-mesaji/4064058

Yemenliler Husiler ile Suudi Destekli Güçler Arasındaki Savaş Tırmanırken Kızıldeniz'i Aşarak Kaçıyor

Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki çatışmaların ani tırmanışı, on binlerce kişiyi tekneyle dar Babülmendeb Boğazı'nı aşarak Cibuti'ye kaçmaya sürüklüyor. BBC'nin Cibuti'nin kuzeyindeki Obock'ta bulunan Markazi kampından aktardığına göre, yalnızca son birkaç günde Yemen'den 3.000'den fazla mülteci geldi; BM, kıyı boyunca yaşanan ani çatışma artışıyla toplam 120 binden fazla Yemenlinin yerinden edildiğini tahmin ediyor. Cephe hattındaki Dhubab kasabasından balıkçı İbrahim İssa, uçak sesleri başladığında çocuklarının dehşet içinde çığlık attığını, onları kurtarmak için kaçtıklarını anlattı; kendi teknesiyle ailesini ve birkaç keçisini getirdiğini, bazı ailelerin ise yalnızca üzerlerindeki kıyafetlerle tükenmiş halde vardığını aktardı.

Bu ay, Yemen'in nüfuslu bölgelerinin çoğunu yıllar önce ele geçiren Husilerin kıyı boyunca Babülmendeb'e doğru ani bir ilerleme kaydettiği; uluslararası tanınan hükümeti destekleyen Suudi Arabistan'ın yüzlerce hava saldırısıyla, Husilerin ise güneybatı Suudi Arabistan'daki kent ve altyapıya yüzlerce İHA ve füzeyle karşılık verdiği belirtildi. Kamptakilerin "hangi tarafın saldırdığı umurumuzda değil, etrafımıza düşen bombalar bizi kaçmaya sevk etti" mesajı verdiği aktarıldı. Cibuti'nin savaşa taraf olmama niyetini açıkça ortaya koyduğu, ancak Afrika'nın en militarize ülkelerinden biri olduğu (ABD'nin Camp Lemonnier üssü ve Çin'in Hint Okyanusu'ndaki en büyük askeri varlığı) kaydedildi. 2014'ten bu yana on binlerce kişiyi öldüren ve milyonlarca kişiyi yerinden eden savaşta, 2022'deki kırılgan ateşkesin son aylarda çöktüğü belirtildi.

Kaynak: BBC – 22.09.2026
https://www.bbc.com/news/articles/cw4gm7l742dmo

═══════════════════════════════════

AVRUPA'DA GÖÇ POLİTİKALARI

═══════════════════════════════════

İtalya: Başbakan Meloni Sınıf Başına Yabancı Öğrenci Sınırı ve Okullarda Baş Örtüsü Yasağı Vaat Etti

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, sınıf başına yabancı öğrenci sayısını sınırlamayı ve Müslüman burka ile nikap gibi baş örtülerini sınıflardan yasaklamayı planladığını açıkladı; Müslüman çoğunluklu ülkelerden gelen göçmenlerin entegrasyonu, 2027 seçimleri öncesinde İtalya'da önemli bir siyasi mesele olmayı sürdürüyor. Meloni, partisi İtalya'nın Kardeşleri'nin gençlik kolları toplantısında sınıf başına azami yabancı öğrenci sayısını yasayla belirleyecek bir düzenleme sunulacağını, entegrasyonda zorlanan yabancı öğrencilerin ebeveynlerine İtalyanca öğrenme zorunluluğu getirileceğini belirterek "Entegrasyon dilimizin bilinmesi ve kurallarımıza saygıyla olur" dedi.

Ancak açıklamanın kafa karışıklığı yarattığı; 2010 tarihli bir yasayla sınıf başına yabancı öğrenci oranının zaten yüzde 30 ile sınırlı olduğu, fakat "koordinasyon eksikliği" ve muafiyetler nedeniyle nadiren uygulandığı belirtildi. ISTAT verilerine göre yabancı öğrencilerin İtalya'daki tüm öğrencilerin yüzde 12'sinden azını oluşturduğu, bunların üçte ikisinin İtalya'da doğan "ikinci nesil" göçmenler olduğu kaydedildi. Meloni ayrıca "okula yüzünüz açık gitmelisiniz, İtalya'da hiç kimse gerçek veya varsayılan bir gelenek adına genç bir kadının kendini gizlemesine karar veremez" diyerek burka ve nikap yasağı getireceklerini açıkladı. Bu hamlenin, şubatta kurulan ve Meloni'ye rakip olarak görülen aşırı sağcı Ulusal Gelecek (FN) partisine oy kaybını durdurma girişimi olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kaynak: InfoMigrants – 22.09.2026
https://www.infomigrants.net/en/post/73794/italy-prime-minister-meloni-pledges-limit-on-foreign-students-per-class-and-a-ban-on-head-coverings-in-schools

İtalya: Düzensiz Göçmenlere "Yardım Etmekle" Suçlanan Doktorlara Yönelik Soruşturma Protestolara Yol Açtı

İtalya'da bazı doktorların, göçmenleri hasta olduklarına dair sahte belge düzenleyerek geri gönderme merkezlerine gönderilmekten "kurtardıkları" şüphesiyle soruşturulduğu bildirildi; en az 23 sağlık çalışanını (21 enfeksiyon uzmanı ve 2 psikiyatr) kapsayan soruşturma hak örgütlerinin tepkisini çekti. Il Fatto Quotidiano'ya göre şu an yalnızca biri "ideolojik sahtecilik içeren suç örgütü" suçlamasıyla karşı karşıya; Ravenna makamları meselenin "münferit olaylar" değil "rol ve sorumluluk dağılımı olan örgütsel bir yapı" olduğu kanısında. İtalya'da yasal kalma hakkı olmayan ancak psikiyatrik kırılganlığı veya bulaşıcı hastalığı bulunan göçmenlerin geri gönderme merkezlerinde (CPR) tutulup sınır dışı edilemediği; DSÖ'nün 2025'te bu merkezlerin bulaşıcı hastalık üreten ve ciddi psikiyatrik bozukluklara yol açan ortamlar olduğu uyarısında bulunduğu kaydedildi.

Savcıların en az 34 göçmen vakasında belge sahteciliği iddiasında bulunduğu, daha önce üç doktorun on ay mesleklerinden men edildiği belirtildi. Aşırı sağcı Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini doktorların suçlu bulunmaları halinde tabipler odasından silinip tazminat ödemeleri gerektiğini savunurken; İtalyan Tabip Birlikleri Federasyonu (Fnomceo) sahte belgenin kanıtlanırsa ciddi suç olduğunu ancak "siyaset veya medya baskısının yargıyı önceleyemeyeceğini" belirtti. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) hekimlerin Hipokrat Yemini altında çalıştığını vurgularken, göçmen hukuku derneği ASGI doktorların göçmen gözaltılarını onaylayan "salt bürokratlara" indirgenme riskine dikkat çekti. Bologna'da sağlık çalışanları ve vatandaşların "Bakım suç değildir" kampanyasıyla polis merkezi önünde dayanışma gösterisi düzenlediği aktarıldı.

Kaynak: InfoMigrants – 22.09.2026
https://www.infomigrants.net/en/post/73775/italy-protests-continue-over-doctors-under-investigation-for-helping-irregular-migrants

═══════════════════════════════════

İGAM, iltica ve göç alanındaki güncel gelişmeleri takip ederek kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir.

İGAM REPORT

Research Centre on Asylum and Migration

No: 258 | 22.09.2026

This report covers the prominent current developments as of 21-22 September 2026. The news items are summarized below in thematic categories: Syria's UN diplomacy and energy vision, education and return in Syria, Turkey-US relations and UN diplomacy, regional tension and the Yemen crisis, and migration policies in Europe.

═══════════════════════════════════

SYRIA'S UN DIPLOMACY AND ENERGY VISION

═══════════════════════════════════

President al-Sharaa Arrives in New York to Attend the UN General Assembly, Meets with the Syrian Diaspora

Syrian President Ahmed al-Sharaa arrived in New York to attend the 81st Session of the UN General Assembly and hold contacts. Al-Sharaa—heading a delegation that included Minister of Foreign Affairs and Expatriates Asaad Hasan al-Shaibani and Minister of Emergency and Disaster Management Raed al-Salih—is expected to address the General Assembly on behalf of the Syrian Arab Republic and hold bilateral meetings with numerous heads of state. In his speech at the 80th Session last year, al-Sharaa had emphasized that Syria, by toppling its 60-year criminal regime, won a victory on behalf of the whole world, transforming from a country exporting crisis into a historic opportunity for stability, peace, and prosperity in the region.

At the start of his visit, al-Sharaa met with a delegation from the Syrian diaspora in the US, addressing current developments in Syria, the gains achieved in the previous period, and the reconstruction and recovery process; he listened to the participants' assessments and suggestions. The President emphasized the importance of the diaspora's role in strengthening Syria-US relations, drawing attention to the importance of drawing on the experience and competencies of Syrians living abroad as well as their contributions to reconstruction and development efforts.

Source: SANA – 22.09.2026
https://sana.sy/tr/presidency/2324272/
https://sana.sy/tr/presidency/2324291/

Syria's Energy Roadmap: Self-Sufficiency in Oil by 2028, Electricity Generation Raised to 3,500 Megawatts

Syrian Minister of Energy Muhammad al-Bashir gave a comprehensive presentation on fuel prices and the state of the energy sector at a People's Assembly session; he announced that the Ministry aims to achieve self-sufficiency in oil by 2028, while natural gas production reaching satisfactory levels would take around seven years. Al-Bashir stated that there are 78 oil fields in the country, that domestic oil production is 112,000 barrels per day, and that the roughly 200,000-barrel shortfall is met by imports; and that natural gas production rose from 6 million to 8 million cubic meters, but that the country needs 24 million cubic meters per day to run all its plants. It was noted that Syria needs 831 million dollars per month to purchase crude oil and products, and that sanctions play a negative role in this process.

Al-Bashir stated that generation—which was 915 megawatts at the time of liberation, when electricity could be supplied for 1-2 hours a day—has today risen to 3,500 megawatts, raising electricity to 18-20 hours a day in most provinces. Noting that memoranda were signed for four new natural gas plants, that work began at the Tishrin Thermal Power Plant, and that electricity demand is expected to double by 2030, al-Bashir announced that 8 percent of the regional connection lines with Turkey and Jordan have been rehabilitated, that a 60-million-dollar contract was signed with a Saudi company for smart grid management, and that 300,000 smart meters would be installed in Damascus and Idlib this year. In the water sector, he stated that water was restored to 2.3 million people who had gone without it for years, that 308 new wells were drilled and 1,051 wells rehabilitated; and that the Tigris-to-Khabur water transfer project aims to irrigate around 215,000 hectares.

Source: SANA – 22.09.2026
https://sana.sy/tr/syria/2324032/

═══════════════════════════════════

EDUCATION AND RETURN IN SYRIA

═══════════════════════════════════

Turkmen Students Who Returned from Turkey to Syria Must Overcome Many Difficulties to Continue Their Education

Turkmen families who returned from Turkey to the Bayırbucak region in the Latakia countryside following the fall of the Assad regime want the problems to be urgently resolved so their children can continue their education. While school buildings in the villages of the Turkmen Mountain are largely in ruins—forcing children to travel kilometers to distant schools—students, parents, and teachers demand a Turkish-supported education model, particularly for children who studied in Turkey and became unfamiliar with the Arabic curriculum. Ninth-grade student İsmail Karaca, who returned from Turkey, said that because there is no school in their village they must travel 11 kilometers to school, that they do not know how they will manage transport in winter, and that supporting lessons in both Turkish and Arabic would help overcome the language problem.

Zinzif School teacher Emel Abdullah stated that students returning from Turkey do not know Arabic, that teachers try to help because they know both languages, and requested that Turkish be included in the curriculum; she conveyed that she cannot return to her own village of Çümeren because it was destroyed by the ousted regime's bombardment, and that there is no clinic or school in the area. Çukurcak village headman Nureddin Bal, requesting that a student shuttle service be established between villages, said, "Children of returnees from Turkey in the 6th and 7th grades cannot start from the 1st grade here." Beşir Kürdi, a parent from the village of Kepir, noted that there are schools only in Gebelli, Zinzif, and Gökdağ, saying "The children's future is being stolen," and demanded that Turkish education be provided alongside Arabic.

Source: Anadolu Agency – 22.09.2026
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/turkiyeden-suriyeye-donen-turkmen-ogrenciler-egitimlerini-surdurebilmek-icin-bircok-zorlugu-asmak-zorunda/4063128

═══════════════════════════════════

TURKEY-US RELATIONS AND UN DIPLOMACY

═══════════════════════════════════

Directorate of Communications Holds "Turkey-US Relations Entering the 100th Year" Panel in New York

The Presidency's Directorate of Communications held a panel titled "Turkey-US Relations Entering the 100th Year" in New York during the UN General Assembly week. Communications Director Burhanettin Duran said at the panel, "2027 will be a period in which both countries redefine their roles in the international system. This 100th year is a strategic turning point for both countries." Stating that the international order is undergoing a process of restructuring, Duran emphasized that the success of Turkish-American relations stems not from linear progress but from the capacity for functional adaptation, and that after World War II the relationship advanced from diplomatic engagement to strategic integration. Noting that the direct dialogue between President Erdoğan and President Trump has opened new space for progress on unresolved issues, Duran stated that fields such as the defense industry, energy, trade, artificial intelligence, and critical minerals would shape cooperation in the new century.

Presidential Chief Advisor Akif Çağatay Kılıç, who participated as a panelist, stated that Turkey is a strong regional actor unafraid to take a stance on foreign policy, and that the Turkish military played a vital role in resolving crises in Syria, Iraq, and Azerbaijan. Former US Ambassador to Ankara James Jeffrey emphasized that Turkey and the US "exist in the same world" and that Turkey is positioned to influence the entire Mediterranean and much of Europe, describing the 2019 developments in the Caucasus, Idlib, and Libya as examples of shared success. Former US Ambassador to Baku Matthew Bryza, for his part, stated that Turkey is "the most strategically positioned country imaginable" for the US, and that subjecting a country with one of NATO's strongest armies to sanctions regarding its defense sector is "an absurd situation." A photo exhibition of around 30 photographs was opened at the panel entrance to commemorate the 100th year of relations.

Source: Anadolu Agency – 22.09.2026
https://www.aa.com.tr/tr/gundem/iletisim-baskani-duran-100-yila-girerken-turkiye-abd-iliskileri-panelinde-konustu/4063656
https://www.aa.com.tr/tr/gundem/iletisim-baskanligi-new-yorkta-100-yila-girerken-turkiye-abd-iliskileri-paneli-duzenledi/4063662

═══════════════════════════════════

REGIONAL TENSION AND THE YEMEN CRISIS

═══════════════════════════════════

"Mistrust" Message to the UN from Iranian President Pezeshkian

Iranian President Masoud Pezeshkian, in a statement at the airport before departing for New York for the 81st session of the UN General Assembly, referring to the UN's slogan "Rebuilding Trust," said, "Trust is something that does not exist, just like the human rights and many international frameworks they speak of are disregarded." Saying that at the UN podium he would recount the attacks on Iran and the "rightfulness" of the Iranian people, Pezeshkian stated that "the enemy" continues its attacks, notably on Palestine and Syria. Arguing that the US and Israel could not subdue Iran through war, Pezeshkian claimed that these countries are trying to achieve this goal through land and sea blockades and media tools.

Source: Anadolu Agency – 22.09.2026
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iran-cumhurbaskani-pezeskiyandan-bmye-guvensizlik-mesaji/4064058

Yemenis Flee Across the Red Sea as the War Between the Houthis and Saudi-Backed Forces Escalates

The sudden escalation of fighting on Yemen's Red Sea coast is driving tens of thousands of people to flee by boat across the narrow Bab al-Mandab Strait to Djibouti. According to the BBC, reporting from the Markazi camp in Obock in northern Djibouti, more than 3,000 refugees arrived from Yemen in just the last few days; the UN estimates that more than 120,000 Yemenis in total have been displaced by the sudden surge in fighting along the coast. Ibrahim Issa, a fisherman from the frontline town of Dhubab, recounted that when the sound of planes began, his children screamed in terror, and that they fled to save them; he brought his family and several goats on his own boat, while some families arrived exhausted in just the clothes they left in.

It was noted that this month, the Houthis—who seized most of Yemen's populated areas years ago—made a lightning dash down the coast toward Bab al-Mandab; that Saudi Arabia, which backs the internationally recognized government, responded with hundreds of airstrikes, while the Houthis responded with hundreds of drones and missiles on cities and infrastructure in southwestern Saudi Arabia. It was conveyed that people in the camp delivered the message "we don't care which side is attacking; it's the bombs falling around us that made us flee." It was noted that Djibouti has made clear its intention not to become party to the war, but is one of Africa's most militarized nations (with the US Camp Lemonnier base and China's largest military presence on the Indian Ocean). It was noted that in the war, which has killed tens of thousands and displaced millions since 2014, the fragile 2022 truce has collapsed in recent months.

Source: BBC – 22.09.2026
https://www.bbc.com/news/articles/cw4gm7l742dmo

═══════════════════════════════════

MIGRATION POLICIES IN EUROPE

═══════════════════════════════════

Italy: Prime Minister Meloni Pledges a Limit on Foreign Students Per Class and a Ban on Head Coverings in Schools

Italian Prime Minister Giorgia Meloni announced that she plans to limit the number of foreign students per class and to ban head coverings such as Muslim burqas and niqabs from classrooms; the integration of migrants from Muslim-majority countries remains a major political issue in Italy ahead of the 2027 elections. At a meeting of the youth wing of her Brothers of Italy party, Meloni stated that a measure would soon be presented to legally establish a maximum number of foreign students per class, and that parents of foreign students struggling with integration would be required to learn Italian, saying, "Integration comes through knowledge of our language and respect for our rules."

However, it was noted that the announcement caused some confusion, as a 2010 law already limits the proportion of foreign students per class to 30 percent, but is rarely applied due to a "lack of coordination" and exemptions. According to ISTAT data, foreign students make up less than 12 percent of all students in Italy, and two-thirds of them are "second-generation" migrants born in Italy. Meloni also announced that they would introduce a ban on burqas and niqabs, saying, "You must go to school with your face uncovered; in Italy no one, in the name of a real or supposed tradition, can decide that a young woman must hide herself." It was noted that this move is seen as an attempt to stop voters from defecting to the far-right National Future (FN) party, which was founded in February and is regarded as a challenger to Meloni.

Source: InfoMigrants – 22.09.2026
https://www.infomigrants.net/en/post/73794/italy-prime-minister-meloni-pledges-limit-on-foreign-students-per-class-and-a-ban-on-head-coverings-in-schools

Italy: Protests Continue Over Doctors Under Investigation for "Helping" Irregular Migrants

In Italy, some doctors are reportedly being investigated on suspicion of "helping" migrants avoid being sent to return centers by falsely certifying them as ill; the investigation, covering at least 23 medical professionals (21 infectious disease specialists and 2 psychiatrists), drew reactions from rights groups. According to Il Fatto Quotidiano, only one currently faces charges of a "criminal conspiracy involving ideological forgery"; the Ravenna authorities believe the matter is not a series of "individual, unrelated phenomena" but "an associative structure with a division of roles and responsibilities." It was noted that migrants without the legal right to remain in Italy but with psychiatric vulnerabilities or infectious diseases cannot be held in return centers (CPRs) and deported; and that the WHO warned in 2025 that these centers are environments that breed infectious diseases and cause serious psychiatric disorders.

It was noted that prosecutors allege document forgery in at least 34 migrant cases, and that three doctors were previously banned from practicing for ten months. While far-right Deputy Prime Minister Matteo Salvini argued that the doctors, if found guilty, should be struck off the medical register and pay damages, the National Federation of Medical Associations (Fnomceo) stated that a falsified certificate, if proven, is serious misconduct, but that "politics or media hype cannot preempt judgments." While Doctors Without Borders (MSF) emphasized that physicians operate under the Hippocratic Oath, the immigration lawyers' association ASGI drew attention to the risk of doctors being reduced to "mere bureaucrats" rubber-stamping migrant detentions. It was conveyed that in Bologna, health workers and citizens held a solidarity demonstration outside police headquarters with a "Care is not a crime" campaign.

Source: InfoMigrants – 22.09.2026
https://www.infomigrants.net/en/post/73775/italy-protests-continue-over-doctors-under-investigation-for-helping-irregular-migrants

═══════════════════════════════════

İGAM continues to inform the public by following current developments in the field of asylum and migration.

Whatsapp