“Dünya Mülteciler Günü”nde mülteci gençler, edebiyat ve müzikle buluştu
İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM )’ın “Dünya Mülteciler Günü” çerçevesinde yürüttüğü “Genç Mültecilerin Sosyal Uyumu için Sanat Projesi” kapsamında mülteci gençler, Ankara’da bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu ( CSO)’ nda düzenlenen geceye, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Temsilci Yardımcısı Paolo Artini, İGAM Başkanı Metin Çorabatır, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger ve Ravdanur Derneği Başkanı Ravda Nur Cuma katıldılar.
“Türkiye, umut vermeye çalışıyor”
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger açılışta yaptığı konuşmada, “Dünya mülteciler günü, evlerinden kaçmak zorunda kalan milyonlarca insanın gücüne cesaretine ve azmine adanmış bir gündür. Türkiye’de yürürlükte olan program, sağlık, eğitim, bu akşamki gibi kültürel programların olduğu sosyal entegrasyona destek sağlıyor ve aynı zamanda daha iyi bir yaşam için umut vermeye çalışıyor” dedi.
“Irkçı söylemlerin dozu artıyor”
İGAM Başkanı Çorabatır da, açılış konuşmasında, “Dünyanın her yerinde sınırlarda duvarlar örülüyor. Çocuklar ailelerinden ayrılıyor, teknelerin güvenli limanlara girişleri engelleniyor. 4 milyon mülteciye cömertçe yedi yıldır ev sahipliği yapan ülkemizde de maalesef özellikle seçimlere az bir zaman kala mülteci karşıtı söylemlerin hızla yayıldığına şahit oluyoruz. Sosyal medyada maalesef ırkçı nefret söylemlerinin dozu artıyor” ifadelerini kullandı.
“Dayanışmaya her zamankinden çok ihtiyaç var”
Etkinlikte konuşma yapan BMMYK Temsilci Yardımcısı Paolo Artini, mültecilerle dayanışmaya ve toplulukların onları benimsemesine her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu belirterek, bu ihtiyacı sağlamanın küresel ve ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Artini ayrıca, mültecilerin yaşamlarını yeniden inşa etmesi, eğitim ve iş olanaklarına erişmesi ve topluma katılımları için hep beraber çalışılması gerektiğini vurguladı.
“Ben mülteci olarak doğmadım!”
Ravdanur Derneği Başkanı Ravda Nur Cuma ise kendisinin ailesiyle 7 yıl önce ülkesindeki iç savaş dolayısıyla yerinden olduğunu belirterek, “Ben mülteci olarak doğmadım ve ülkemdeki bu savaş benim suçum değil. Korku ile Türkiye’deki gizemli çadır kampına yürüdüm.” dedi.
Kız çocuklarına Malala ödülü
Mülteci gençlerin ev sahibi toplulukla birlikte kaliteli eğitime erişmesi, özellikle kız çocuklarının okula gitmeye teşvik edilmesi ve bu sayede eğitimine devam eden kız çocuklarına Malala Ödülleri verildi. Gençlerin hem kendi geleceklerine hem de gezegenimizin geleceğine yatırım yapmasını hedefleyen etkinlik; çocuk korosu, piyano dinletisi, evden uzakta şiir dinletisi, Suriyeli, Iraklı ve Türkiyeli gençlerden oluşan 55 kişilik “Bizim Koro” Konseri ile devam etti.







