İGAM RAPORU / No: 272 — 14 Ekim 2026
İGAM REPORT / No: 272 — 14 October 2026
تقرير إيغام / العدد: 272 — 14 تشرين الأول/أكتوبر 2026
TÜRKİYE-SURİYE İLİŞKİLERİ
● Çobanbey'de Türkçenin Suriye Genelinde Seçmeli Ders Olarak Yeniden Okutulması İçin Basın Açıklaması
Suriye'nin El-Rai (Çobanbey) bölgesinde düzenlenen dayanışma vakfesi sırasında, Suriye Elbeyli Türkmen Aşireti Şurası üyesi Hasan Höbezoğlu, "Dilimiz Kimliğimizdir" sloganıyla Suriye okullarında Türkçenin seçmeli ders olarak yeniden okutulmasını talep eden bir basın açıklaması yaptı. Türkmen toplumu, yeni dönemde anadillerinin eğitim müfredatında yer bulmasını ve kültürel haklarının tanınmasını istiyor. Açıklama, "#DilimizKimliğimizdir", "#TürkçeHalkımınDili" ve "#DilimizKimliğimiz" etiketleriyle sosyal medyada paylaşıldı.
Kaynak: Sosyal medya / Facebook (Elbeyli Türkmen Aşireti Şurası)
● Türkiye ile Suriye Stratejik Ortaklığı Derinleştiriyor
Türkiye ile Suriye, geçiş döneminde güvenlik, enerji, ticaret ve yeniden imar alanlarında kurumsal işbirliğini genişletiyor. Şam yönetimi, Türkiye'yi bölgesel istikrarın tesisinde kilit ortak olarak konumlandırırken; sınır güvenliği, enerji hatlarının yeniden devreye alınması, sınır ticaretinin canlandırılması ve altyapının yeniden inşası iki ülke gündeminin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. İki başkent arasındaki üst düzey temaslar son dönemde yoğunlaşmış durumda.
Kaynak: Asharq Al-Awsat — https://english.aawsat.com
SURİYE-ULUSLARARASI TEMASLAR
● Suriye Heyeti, BM ve Uluslararası Yetkililerle İnsani ve Mülteci Görüşmeleri Yaptı
Cenevre, 13 Ekim (SANA) — Üst düzey Suriyeli diplomatlar, insani yardım, göç politikaları ve nüfus hareketleri konularında uluslararası koordinasyonu güçlendirmek amacıyla salı günü Cenevre'de bir dizi stratejik görüşme gerçekleştirdi.
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Gurbetçi ve Mülteci İşleri Direktörü Nahla Osman, Milletler Sarayı'nda düzenlenen Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Yürütme Komitesi'nin 77. oturumu çerçevesinde temaslarda bulundu.
Osman, BMMYK temsilcilerinin de hazır bulunduğu görüşmede, Operasyonlardan Sorumlu Yardımcı Yüksek Komiser Anton Riss-García ile ve Alman Federal Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı İnsani Yardım Politikaları Birimi Başkanı Cornelia Jarasch liderliğindeki Alman heyetiyle bir araya geldi.
Osman ayrıca, İsviçre Göç Devlet Sekreterliği (SEM) heyetiyle; Geri Dönüş Birimi Başkan Yardımcısı Michael Treesch, İkili İşbirliği Başkanı Annette Mattur-Weiss ve Politika Danışmanı Nathalie Alemayehu'nun katılımıyla ikili bir oturum düzenleyerek geri dönüş çerçeveleri ve ikili göç meselelerini ele aldı.
Kaynak: SANA — https://sana.sy/en/syria/2350519/
GEÇİŞ DÖNEMİ ADALETİ VE KİMYASAL SİLAH DOSYASI
● El-Şeybani: Kimyasal Silah Dosyasının Nihai Kapanışına Doğru İlerliyoruz
Suriye Dışişleri Bakanı El-Şeybani, OPCW ile işbirliği içinde kimyasal silah dosyasını nihai olarak kapatmak üzere yol haritası belirlediklerini söylerken, OPCW Genel Direktörü Dallafior ise Suriye'nin süreçte somut ilerleme kaydettiğini bildirdi.
Şam (SANA) — Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani, Suriye'nin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ile işbirliği içinde, net bir eylem planı ve takvim doğrultusunda kimyasal silah dosyasının nihai olarak kapatılmasına doğru ilerlediğini, bu süreçte sorumluların takibi ile mağdurlar için adaletin tesis edilmesinin eş zamanlı yürütüldüğünü açıkladı.
Bakan El-Şeybani, OPCW Genel Direktörü Sabrina Dallafior ile Şam'da düzenlediği ortak basın toplantısında, Suriye'nin Örgüt ile işbirliğini sürdürme ve askıda kalan konuları kararlılıkla çözüme kavuşturma tutumunu vurguladı.
Kimyasal dosyasının kapatılması için net yol haritası
Şeybani, OPCW Teknik Sekreteryası ile işbirliği içinde, gelecek ay yapılması planlanan Taraf Devletler Konferansı öncesinde sahaların kesin tespiti, şeffaf kriterler ve ölçülebilir aşamaları içeren ortak bir eylem planı hazırladıklarını bildirdi.
İşbirliği kapsamında Örgüt ekiplerine sahalar, kayıtlar ve tanıklara erişim imkânı sağlandığını ve 100 binin üzerinde resmî belgenin teslim edildiğini aktaran El-Şeybani, devrilen rejimden devralınan bildirimin haziran ayında güncellendiğini; gizlenen bir üretim tesisi, iki depolama tesisi ile mühimmatların bildirime eklendiğini belirtti. El-Şeybani, ağustos ayında Örgüt gözetiminde bildirilen 42 kimyasal havadan atılan bombanın imha edildiğini, bunun 2014'ten bu yana Suriye topraklarında doğrulanmış ilk imha işlemi olduğunu hatırlattı. Suriye'nin 9 Temmuz'da üye ülkelerin oy birliğiyle Örgüt bünyesindeki tüm hak ve ayrıcalıklarını yeniden elde ettiğini kaydetti.
Dosyanın tamamlanmasının önündeki engellere değinen El-Şeybani; bazı sahalardaki mayınlar, altyapı hasarları, devrilen rejimin imha ettiği ya da gizlediği kayıtlar ile ulusal kapasitelerin sıfırdan inşası gibi teknik zorluklarla mücadele edildiğini dile getirdi.
"Sorumluların yargılanması ve adalet dosyanın temelidir"
El-Şeybani, sürecin yalnızca teknik boyutla sınırlı olmadığını, kimyasal katliam mağdurlarının haklarının teslim edilmesi ve sorumlulardan hesap sorulmasının dosyanın kapatılmasında temel şart olduğunu vurguladı. Aralarında üst düzey subayların da yer aldığı 18 şüphelinin tutuklu olarak yargı önünde bulunduğunu bildiren El-Şeybani, cezasızlıkla mücadele kapsamında uluslararası ortaklıklara katıldıklarını ifade etti.
OPCW: "Suriye somut ilerleme kaydetti"
OPCW Genel Direktörü Sabrina Dallafior ise Suriye'nin kimyasal silah dosyasında somut ilerleme kaydettiğini belirterek, Şam ziyaretinin sahadaki incelemeler, mağdurlarla görüşmeler ve işbirliğini pekiştirme amacını taşıdığını aktardı. Gelecek dönemin önceliğinin sahaların tespiti, devrik rejim döneminden kalan malzemelerin emniyete alınması ve imha süreçlerinin tamamlanması olduğunu kaydeden Dallafior, Örgütün bir yargı organı olmadığını ancak kanıt toplama ve failleri belirleme çalışmalarına kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Kaynak: SANA — https://sana.sy/tr/politics/2328499/
● Suriye, Devrik Rejimin Kimyasal Programına İlişkin 100 Bin Belgeyi OPCW'ye Sundu
Suriye Kimyasal İhlalleri Belgeleme Merkezi Müdürü Nidal Şeyhani, devrik rejimin kimyasal silah programına ilişkin 100 bin belgenin OPCW'ye teslim edildiğini, üretim tesisleri, gizli mühimmatlar ve emir veren sorumluların belirlenerek uluslararası adli süreçlerin derinleştirildiğini duyurdu.
Şam (SANA) — Suriye Kimyasal İhlalleri Belgeleme Merkezi Müdürü Nidal Şeyhani, OPCW'ye teslim edilen belgelerin; üretim, depolama ve nakliye süreçleri dahil olmak üzere devrilen rejimden kalan kimyasal programın çalışma mekanizmalarını, Bilimsel Araştırma Merkezleri ile eğitim kurumlarında görev yapanların rollerini ve kimyasal silah kullanımı emirlerini veren kişileri ifşa ettiğini söyledi. Şeyhani, Suriye'de 135'ten fazla kimyasal saldırının Gerçekleri Araştırma Misyonu (FFM) nezdinde kayıtlı olduğunu, takip ve soruşturma süreçlerinin devam ettiğini belirtti.
100 bin belge teslim edildi
Şeyhani, kimyasal programa ilişkin yaklaşık 100 bin belgenin teslim edilmesinin ve saha ile tesislerin OPCW ekiplerinin erişimine açılmasının, saldırıların sorumlularının ortaya çıkarılması ve geçiş dönemi adaleti sürecinin güçlendirilmesi adına önemli bir adım teşkil ettiğini açıkladı. Müdür, Merkezin bu ay içinde Şam'da geçmişte düzenlenen bir kimyasal saldırıyı soruşturmak üzere OPCW ile ortak çalışma yürüteceğini duyurdu.
Suriye'deki kimyasal saldırıların 14 binden fazla yaralanmaya ve 3 bin 234 ölüme yol açtığını belirten Şeyhani, mağdurlar arasında engelli doğumlar, nörolojik krizler ve kalıcı psikolojik etkilerin gözlendiğini ifade etti. Merkez bünyesinde saldırıları belgelemek amacıyla 65'ten fazla projenin yürütüldüğünü, yaralılardan, topraktan, ağaçlardan ve sudan alınan numunelerin OPCW'nün Lahey'deki laboratuvarlarına gönderildiğini aktardı.
Sarin ve klor gazı kullanımı belgelendi
Şeyhani, kimyasal saldırıların Ekim 2012'de Halep'in batı kırsalındaki Han El-Assal'ın hedef alınmasıyla başladığını ve 2019'da Lazkiye kırsalındaki Kebine Tepesi'nin hedef alınmasıyla sona erdiğini belirtti. 2017 yılında Doğu Guta, Han Şeyhun ve Latamne saldırıları dahil birçok olayda sarin gazı kullanıldığına; 2015 yılında Marea ve Um El-Huş saldırıları dahil DEAŞ'a ilişkilendirilen saldırılarda ise hardal gazı kullanıldığına dikkat çekti.
Devrik rejimin 2014 yılında kimyasal programın imhası düzenlemeleri kapsamında yaklaşık 1200 ton zehirli madde beyan ettiğini ancak bazı madde ve tesisleri gizlediğini aktaran Şeyhani, rejimin daha sonra Halep, Tel Mennis, Cercenaz ve Doğu Guta dahil çeşitli bölgelerde sistematik olarak klor gazı kullanımına yöneldiğini vurguladı. Şeyhani, ham madde ithal etmek ve uluslararası denetim ile yaptırımları baypas etmek amacıyla farklı ülkelerde hayali şirketler ve ağlar kurulduğunu sözlerine ekledi.
Şeyhani, faillerin takibi için uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi, Interpol ile işbirliğinin geliştirilmesi, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'ne katılım sağlanması ve Kimyasal Silahların Kullanımında Cezasızlıkla Mücadele Uluslararası Ortaklığına dahil olunması çağrısında bulundu. Devrik rejimin işlediği suçlarda zamanaşımı bulunmadığını vurgulayan Şeyhani, sorumluların ortaya çıkarılması ve mağdurların adalete kavuşması için soruşturmaların kesintisiz sürmesinin şart olduğunu ifade etti.
Kaynak: SANA — https://sana.sy/tr/politics/2328539/
YERİNDEN EDİLENLERİN GERİ DÖNÜŞÜ
● Suriye İçişleri Bakanı, Somali Büyükelçisiyle İkili İlişkileri Görüştü
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, Somali Federal Cumhuriyeti'nin Şam Büyükelçisi Abib Musa Farah ve beraberindeki heyetle iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini ve ortak ilgi alanlarına giren konuları görüştü.
Şam (SANA) — Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, Somali Federal Cumhuriyeti'nin Şam Büyükelçisi Abib Musa Farah ve beraberindeki heyetle bir araya gelerek iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi yollarını ve ortak ilgi alanlarına giren çeşitli konu ve dosyaları görüştü.
Bakanlığın Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, görüşmeye Güvenlik İşlerinden Sorumlu İçişleri Bakan Yardımcısı Tuğgeneral Mulhem Şentut ile bakanlığa bağlı Göç ve Pasaportlar, Uluslararası İşbirliği ve İnsan Ticaretiyle Mücadele dairelerinin müdürlerinin de katıldığı belirtildi.
Bu ayın 7'sinde Bakan Hattab, Cezayir'in Şam Büyükelçisi Abdulkadir Kasimi El-Hasani ile de bir araya gelerek iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesini ve çeşitli alanlarda ortak işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik mekanizmaları görüşmüştü.
Kaynak: SANA — https://sana.sy/tr/politics/2328451/
● Suriye'ye Geri Dönüşte Altyapı ve Güvenlik Zorlukları Sürüyor
Komşu ülkelerden Suriye'ye geri dönüşler artmaya devam ederken; yıkılan konutlar, sınırlı temel hizmetler, istihdam eksikliği ve bazı bölgelerde süren mayın tehlikesi, güvenli ve kalıcı dönüşlerin önündeki başlıca engeller olmaya devam ediyor. Dönüş yapan ailelerin önemli bir kısmı, evlerini kullanılamaz durumda bulduklarını, okul, sağlık ve elektrik-su gibi temel hizmetlere erişimde güçlük yaşadıklarını dile getiriyor. Uluslararası kuruluşlar, dönüşlerin sürdürülebilir olabilmesi için yeniden imar, mayın temizliği ve hizmet altyapısına yönelik desteğin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Arab News — https://www.arabnews.com
AVRUPA'DA GÖÇ POLİTİKALARI
● Faslı Göçmenler Ceuta'yı Terk Etmeyi Reddediyor
Daha iyi bir yaşam arayışıyla İspanya'nın Ceuta kentine geçen binlerce Faslı göçmen, kentte mahsur kalmaya devam ediyor. Çoğu haftalardır sokaklarda yaşıyor; bu süre zarfında cinsel saldırı vakaları ile uyuz gibi hastalıklara ilişkin bildirimler artış gösteriyor. Endişeli ailelerinin baskısına ve sınırlı desteğe rağmen birçok göçmen Fas'a dönmeyi reddediyor.
Geri dönen bazı göçmenler, İspanyol güvenlik güçlerinin kötü muamelesine maruz kaldıklarını öne sürüyor. Bu arada sıkılaştırılan sınır kontrolleri ve Fas tarafında konuşlandırılan ek güvenlik birimleri, yeni geçiş girişimlerini giderek zorlaştırıyor.
Kaynak: InfoMigrants — https://www.infomigrants.net/en/post/74178/
● İngiltere: Fenland Sakinleri İçişleri Bakanlığı'nın Sığınmacı Yerleştirme Planına Karşı Çıkıyor
Doğu İngiltere'nin Cambridgeshire bölgesindeki Fenland ilçesi sakinleri, sığınmacıların bölgeye yerleştirilmesine yönelik hükümet planına karşı çıkıyor; ilçe meclisi de planı resmen reddetti. BBC'ye göre 11 Ekim Pazar günü yaklaşık 200 kişi, Fenland'a bağlı Leverington köyünde yürüyüş düzenledi. Göstericilerin, eski bir korumalı konut kompleksi olan Roman Court yakınında toplandığı ve sığınmacı barınmasına karşı pankartlar taşıdığı bildirildi.
Leverington'daki tesis, hükümetin ülke genelinde sığınmacıları otellerden ve kısa süreli konaklamalardan çıkarıp daha uzun süreli "dağıtım konaklamasına" taşıma planının bir parçası olarak belirlendi. Sığınmacı anneler ve bebekleri için 26 yatak kapasiteli bir öneri değerlendirilirken, Fenland İlçe Meclisi'nin itiraz mektubu, ilçe genelinde yaklaşık 205 kişilik bir sığınmacı yerleştirmesine işaret ediyor.
7 Ekim tarihli itiraz mektubunda meclis, 205 rakamını "tamamen keyfi ve makul olmayan" olarak nitelendirerek reddetti ve Leverington ile yakınındaki Wisbech'in ek savunmasız nüfusu güvenli biçimde destekleyecek yerel hizmet ve kapasiteden yoksun olduğunu savundu. Mektup; sınırlı toplu taşıma, yoksunluk, konut üzerindeki baskı ve mevcut suç, antisosyal davranış ve istismar endişelerine atıf yaptı. Meclis, konut bekleme listesinde 1.344 kişinin bulunduğunu ve önerinin yerel gerilimleri artırabileceğini belirtti.
İçişleri Bakanlığı ise haziran 2026 sonunda Fenland'da yalnızca üç desteklenen sığınmacının kayıtlı olduğunu açıkladı. Bakanlık sözcüsü, hükümetin tüm sığınmacı otellerini kapattığını ve seçimlerden bu yana sığınmacı desteğinde bir milyar sterlinin üzerinde tasarruf sağladığını belirterek, sığınmacıları ülke geneline adil biçimde yerleştirmek için yerel yönetimlerle çalıştıklarını ifade etti. Bakanlık verilerine göre sığınmacı otellerindeki sayı, son bir yılda yüzde 50 azalarak 16 bine düştü.
Artan göçmen karşıtı protestolar
Fenland'daki muhalefet, İngiltere genelinde giderek yayılan göçmen karşıtı protestolar ve göçmenleri hedef aldığı değerlendirilen vandalizm olayları ile aynı döneme denk geliyor. Manchester'ın Salford bölgesinde çok sayıda kişinin kaldığı bir evin (HMO) defalarca hedef alındığı, camlarının kırıldığı ve girişinin hasar gördüğü bildirildi. Geçen hafta ise ülkenin güney kıyısındaki Gosport kasabasına, Manş Denizi'nde yürütülen bir operasyonda kurtarılan 149 göçmen getirildikten sonra protestolar düzenlendi.
Reform Partisi iltica başvurularını askıya alma tehdidinde bulundu
İngiltere'nin sağ görüşlü Reform Partisi, göçmen karşıtı duyguyu siyasi olarak kullanmaya çalışıyor. Bununla birlikte, 13 Ekim Salı günü yayımlanan YouGov anketinde parti, İşçi Partisi (yüzde 24) ve Muhafazakârların (yüzde 23) ardından yüzde 21 ile üçüncü sıraya geriledi. Parti lideri Nigel Farage ve İçişlerinden sorumlu sözcüsü Zia Yusuf, 12 Ekim'de Kent'in Hythe kasabasında düzenledikleri basın toplantısında, kaçakçıların kullandığına benzer şişme bir bot maketinin yanında yeni politika belgelerini tanıttı. İkili, seçilmeleri hâlinde iltica başvurularını tam bir parlamento dönemi, yani beş yıla kadar askıya alacaklarını taahhüt etti.
Mevcut uluslararası hukuk ve İngiltere'nin taraf olduğu anlaşmalar çerçevesinde uygulanması güç olan bu öneriye göre, tüm yeni iltica başvuruları reddedilecek, mevcut başvurular geçersiz sayılacak ve başvuru sahipleri sınır dışı edilmek üzere işaretlenecek. İşçi Partisi önerileri "çaresizlik ve zayıflığın açık işareti", Mülteci Konseyi ise "uygulanamaz" olarak nitelendirdi.
Kaynak: InfoMigrants — https://www.infomigrants.net/en/post/74172/
● AB Geri Dönüş Tüzüğü: Ortak Bir Avrupa Sınır Dışı Rejimine Doğru
Avrupa Birliği, üye ülkeler arasında sınır dışı kararlarının karşılıklı tanınmasını sağlayacak ve geri dönüş süreçlerini hızlandıracak yeni bir Geri Dönüş Tüzüğü üzerinde çalışıyor. Düzenleme; başvurusu reddedilen kişilerin AB dışındaki üçüncü ülkelerde kurulacak "geri dönüş merkezlerine" gönderilmesi ve sınır dışı kararlarının tüm Birlik genelinde geçerli sayılması gibi tartışmalı maddeler içeriyor. İnsan hakları örgütleri, düzenlemenin usul güvencelerini zayıflatabileceği ve geri göndermeme (non-refoulement) ilkesini riske atabileceği konusunda uyarıyor.
Kaynak: Euronews — https://www.euronews.com
İGAM — İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi
TURKEY–SYRIA RELATIONS
● Press Statement in El-Rai Calling for Turkish to Be Reintroduced as an Elective Subject Across Syria
During a solidarity vigil in Syria's El-Rai (Çobanbey) area, Hasan Höbezoğlu, a member of the Syrian Elbeyli Turkmen Tribal Council, delivered a press statement under the slogan "Our Language Is Our Identity," demanding that Turkish be reintroduced as an elective subject in Syrian schools. The Turkmen community is calling for its mother tongue to be included in the education curriculum and for its cultural rights to be recognized in the new era. The statement circulated on social media under the hashtags "#OurLanguageIsOurIdentity," "#TurkishIsMyPeoplesLanguage," and "#MyLanguageMyIdentity."
Source: Social media / Facebook (Elbeyli Turkmen Tribal Council)
● Turkey and Syria Deepen Strategic Partnership
Turkey and Syria are expanding institutional cooperation in security, energy, trade and reconstruction during the transition period. Damascus is positioning Turkey as a key partner in establishing regional stability, with border security, the reactivation of energy corridors, the revival of cross-border trade and the rebuilding of infrastructure among the priority items on the two countries' agenda. High-level contacts between the two capitals have intensified in recent weeks.
Source: Asharq Al-Awsat — https://english.aawsat.com
SYRIA–INTERNATIONAL ENGAGEMENTS
● Syrian Delegation Holds Humanitarian and Refugee Talks with UN and International Officials
Geneva, Oct. 13 (SANA) — Senior Syrian diplomatic officials held a series of strategic meetings in Geneva on Tuesday to strengthen international coordination on humanitarian assistance, migration policies and population returns.
Nahla Osman, Director of Expatriates and Refugee Affairs at the Ministry of Foreign Affairs and Expatriates, held talks on the sidelines of the 77th session of the Executive Committee of the United Nations High Commissioner for Refugees (UNHCR) at the Palace of Nations.
Osman met with Assistant High Commissioner for Operations Anton Riss-García alongside a German delegation led by Cornelia Jarasch, Head of the Multilateral Humanitarian Assistance Policy Division at the German Federal Foreign Office, with UNHCR representatives present.
Osman also held a bilateral session with a delegation from the Swiss State Secretariat for Migration (SEM) — including Deputy Head of the Return Division Michael Treesch, Head of Bilateral Cooperation Annette Mattur-Weiss, and Policy Advisor Nathalie Alemayehu — focusing on return frameworks and bilateral migration issues.
Source: SANA — https://sana.sy/en/syria/2350519/
TRANSITIONAL JUSTICE AND THE CHEMICAL WEAPONS FILE
● Al-Shaybani: We Are Moving Toward the Final Closure of the Chemical Weapons File
Syrian Foreign Minister al-Shaybani said that, in cooperation with the OPCW, a roadmap had been set to definitively close the chemical weapons file, while OPCW Director-General Dallafior reported that Syria had made tangible progress in the process.
Damascus (SANA) — Syrian Minister of Foreign Affairs and Expatriates Asaad Hassan al-Shaybani announced that Syria, in cooperation with the Organisation for the Prohibition of Chemical Weapons (OPCW), is moving toward the final closure of the chemical weapons file along a clear action plan and timeline, with the pursuit of those responsible and the establishment of justice for victims carried out in parallel.
At a joint press conference with OPCW Director-General Sabrina Dallafior in Damascus, al-Shaybani stressed Syria's commitment to continued cooperation with the Organisation and to resolving outstanding issues with determination.
A clear roadmap for closing the chemical file
Al-Shaybani said that, in cooperation with the OPCW Technical Secretariat, a joint action plan had been prepared ahead of the Conference of the States Parties scheduled for next month, setting out the precise identification of sites, transparent criteria and measurable phases.
He stated that the Organisation's teams had been granted access to sites, records and witnesses, and that over 100,000 official documents had been handed over. The declaration inherited from the fallen regime was updated in June, with a concealed production facility, two storage sites and munitions added. Al-Shaybani recalled that 42 chemical aerial bombs had been destroyed under the Organisation's supervision in August — the first verified destruction operation on Syrian soil since 2014. He noted that Syria had regained all its rights and privileges within the Organisation by unanimous member-state vote on 9 July.
Addressing the obstacles to completing the file, al-Shaybani cited technical challenges such as mines at some sites, infrastructure damage, records destroyed or hidden by the fallen regime, and the need to rebuild national capacities from scratch.
"Prosecution of those responsible and justice are the foundation of the file"
Al-Shaybani stressed that the process is not limited to its technical dimension, and that delivering the rights of victims of chemical massacres and holding those responsible to account are essential conditions for closing the file. He said 18 suspects, including senior officers, are in detention and on trial, and that Syria has joined international partnerships against impunity.
OPCW: "Syria has made tangible progress"
OPCW Director-General Sabrina Dallafior said Syria had made tangible progress on the chemical weapons file, noting that her visit to Damascus aimed to carry out field inspections, meet victims and reinforce cooperation. She said the priorities ahead were identifying sites, securing materials left over from the former regime and completing destruction processes, and stressed that while the Organisation is not a judicial body, it would persist in gathering evidence and identifying perpetrators.
Source: SANA — https://sana.sy/tr/politics/2328499/
● Syria Submits 100,000 Documents on the Former Regime's Chemical Program to the OPCW
Nidal Shaykhani, Director of the Syrian Center for Documenting Chemical Violations, announced that 100,000 documents on the former regime's chemical weapons program had been handed to the OPCW, deepening international judicial processes by identifying production facilities, hidden munitions and those who issued the orders.
Damascus (SANA) — Nidal Shaykhani, Director of the Syrian Center for Documenting Chemical Violations, said the documents delivered to the OPCW exposed the working mechanisms of the chemical program inherited from the fallen regime — including production, storage and transport processes — as well as the roles of those serving in Scientific Research Centers and training institutions, and the individuals who issued orders to use chemical weapons. Shaykhani said more than 135 chemical attacks in Syria are on record with the Fact-Finding Mission (FFM), with tracking and investigation processes ongoing.
100,000 documents delivered
Shaykhani said the delivery of roughly 100,000 documents and the opening of sites and facilities to OPCW teams represented an important step toward exposing those responsible for the attacks and strengthening the transitional justice process. He announced that the Center would carry out joint work with the OPCW this month to investigate a chemical attack previously carried out in Damascus.
Noting that chemical attacks in Syria caused more than 14,000 injuries and 3,234 deaths, Shaykhani said effects observed among victims included birth defects, neurological crises and lasting psychological impacts. He reported that more than 65 projects had been carried out within the Center to document the attacks, with samples taken from the wounded, soil, trees and water sent to the OPCW's laboratories in The Hague.
Use of sarin and chlorine gas documented
Shaykhani said the chemical attacks began with the targeting of Khan al-Assal in the western countryside of Aleppo in October 2012 and ended with the targeting of Kabina Hill in the Latakia countryside in 2019. He noted that sarin gas was used in numerous incidents, including the 2017 attacks on Eastern Ghouta, Khan Shaykhun and Latamneh, while mustard gas was used in attacks attributed to ISIS, including the 2015 attacks on Marea and Umm al-Hosh.
Shaykhani said the fallen regime had declared roughly 1,200 tons of toxic materials under the 2014 arrangements for dismantling the chemical program but had concealed some materials and facilities, later turning to the systematic use of chlorine gas in various areas including Aleppo, Tell Minnis, Jarjanaz and Eastern Ghouta. He added that shell companies and networks had been established in various countries to import raw materials and bypass international inspection and sanctions.
Shaykhani called for strengthening international cooperation to pursue perpetrators, developing cooperation with Interpol, acceding to the Rome Statute of the International Criminal Court, and joining the International Partnership against Impunity for the Use of Chemical Weapons. Stressing that there is no statute of limitations on the crimes committed by the fallen regime, he said investigations must continue without interruption so that those responsible are exposed and victims attain justice.
Source: SANA — https://sana.sy/tr/politics/2328539/
RETURN OF THE DISPLACED
● Syrian Interior Minister Discusses Bilateral Relations with Somali Ambassador
Syrian Interior Minister Anas Khattab discussed strengthening relations and matters of common interest with the Federal Republic of Somalia's Ambassador to Damascus, Abib Musa Farah, and his accompanying delegation.
Damascus (SANA) — Syrian Interior Minister Anas Khattab met with the Federal Republic of Somalia's Ambassador to Damascus, Abib Musa Farah, and his accompanying delegation, discussing ways to strengthen bilateral relations between the two countries and a range of issues and files of common interest.
In a statement via the Ministry's Telegram channel, it was noted that the meeting was attended by Deputy Interior Minister for Security Affairs, Brigadier General Mulhem Shentut, together with the directors of the Ministry's departments of Migration and Passports, International Cooperation, and Anti-Human Trafficking.
On the 7th of this month, Minister Khattab had also met with Algeria's Ambassador to Damascus, Abdelkader Kacimi al-Hassani, to discuss the development of bilateral relations and mechanisms for strengthening joint cooperation in various fields.
Source: SANA — https://sana.sy/tr/politics/2328451/
● Infrastructure and Security Challenges Persist for Returns to Syria
As returns to Syria from neighboring countries continue to increase, destroyed housing, limited basic services, the lack of employment opportunities and the persistent mine threat in some areas remain the main obstacles to safe and durable returns. A significant share of returning families report finding their homes uninhabitable and struggling to access basic services such as schools, healthcare and electricity and water. International organizations stress that support for reconstruction, demining and service infrastructure must be scaled up for returns to become sustainable.
Source: Arab News — https://www.arabnews.com
MIGRATION POLICIES IN EUROPE
● Moroccan Migrants Refuse to Leave Ceuta
Thousands of Moroccan migrants who crossed into Spain's Ceuta enclave in search of a better life remain stranded in the city. Many have spent weeks living on the streets, where reports of sexual assaults and diseases such as scabies have been rising. Despite pressure from worried relatives and limited support, many refuse to return to Morocco.
Some migrants who have returned allege mistreatment by Spanish security forces. Meanwhile, tightened border controls and additional Moroccan security deployments are making any new crossing attempts increasingly difficult.
Source: InfoMigrants — https://www.infomigrants.net/en/post/74178/
● UK: Fenland Residents Challenge Home Office Asylum Relocation Proposal
Residents of Fenland, a district in Cambridgeshire in eastern England, are opposing a government plan to relocate asylum seekers to the area, while the district council has formally rejected the proposal. According to the BBC, around 200 people marched through the village of Leverington in Fenland on Sunday, 11 October. Protesters reportedly gathered near Roman Court, a former sheltered-housing complex, carrying banners opposing asylum accommodation.
The Leverington site has been identified as part of the government's nationwide plan to move asylum seekers out of hotels and short-term accommodation into longer-term "dispersal accommodation." While a proposal for 26 bedspaces for asylum-seeking mothers and their babies is under consideration, the Fenland District Council's objection letter points to accommodation for around 205 people across the district.
In its objection letter dated 7 October, the council rejected the figure of 205 as "completely arbitrary and unreasonable," arguing that Leverington and nearby Wisbech lack the local services and capacity to safely support additional vulnerable residents. The letter cited limited public transport, deprivation, pressure on housing and existing concerns about crime, antisocial behavior and exploitation. The council said 1,344 people are on its housing register and that the proposal could intensify local tensions.
The Home Office said that only three supported asylum seekers were recorded in Fenland at the end of June 2026. A Home Office spokesperson said the government is closing every asylum hotel and has saved taxpayers over one billion pounds in asylum support since the election, adding that it is working to house asylum seekers fairly across the country in cooperation with local authorities. According to Home Office figures, numbers in asylum hotels have been cut by 50 percent over the past year, to 16,000.
Growing anti-migrant protests
The opposition in Fenland comes amid wider and growing anti-migrant protests and acts of vandalism believed to be targeting migrants across England. A House of Multiple Occupancy (HMO) in Salford, Manchester, was reportedly targeted repeatedly, with windows smashed and the entrance damaged. Last week, protests were also held in the town of Gosport on the southern coast after 149 migrants rescued during an operation in the English Channel were brought ashore there.
Reform party threatens to suspend asylum
Britain's right-wing Reform party is seeking to capitalize politically on anti-migrant sentiment. However, in a YouGov poll published on Tuesday, 13 October, the party slipped to third place with 21 percent, behind Labour (24 percent) and the Conservatives (23 percent). At a press conference in the town of Hythe in Kent on 12 October, party leader Nigel Farage and his home affairs spokesman Zia Yusuf unveiled a new policy document beside a model of an inflatable boat similar to those used by smugglers. The pair pledged that, if elected, they would suspend asylum claims for a full parliamentary term — up to five years.
Under the proposal — which would be difficult to implement given existing international law and the treaties the UK is party to — all new asylum applications would be rejected, existing applications voided, and claimants marked for deportation. Labour branded the proposals "a clear sign of desperation and weakness," while the Refugee Council called them "unworkable."
Source: InfoMigrants — https://www.infomigrants.net/en/post/74172/
● EU Return Regulation: Toward a Common European Deportation Regime
The European Union is working on a new Return Regulation that would enable the mutual recognition of deportation decisions among member states and accelerate return procedures. The measure includes contested provisions such as sending rejected applicants to "return hubs" to be established in third countries outside the EU, and treating deportation decisions as valid across the entire Union. Human rights organizations warn that the regulation could weaken procedural safeguards and put the principle of non-refoulement at risk.
Source: Euronews — https://www.euronews.com
İGAM — Research Centre on Asylum and Migration
العلاقات التركية–السورية
● بيان صحفي في الراعي يطالب بإعادة تدريس اللغة التركية كمادة اختيارية في عموم سوريا
خلال وقفة تضامنية في منطقة الراعي (جوبان بيك) شمالي سوريا، ألقى حسن هوبيزأوغلو، عضو مجلس عشيرة إلبيلي التركمانية، بياناً صحفياً تحت شعار "لغتنا هويتنا"، مطالباً بإعادة تدريس اللغة التركية كمادة اختيارية في المدارس السورية. ويطالب المجتمع التركماني بإدراج لغته الأم في المناهج التعليمية وبالاعتراف بحقوقه الثقافية في المرحلة الجديدة. وقد جرى تداول البيان على وسائل التواصل الاجتماعي تحت وسوم "#لغتنا_هويتنا" و"#التركية_لغة_أهلي" و"#لغتي_هويتي".
المصدر: وسائل التواصل الاجتماعي / فيسبوك (مجلس عشيرة إلبيلي التركمانية)
● تركيا وسوريا تعمّقان الشراكة الاستراتيجية
توسّع تركيا وسوريا تعاونهما المؤسسي في مجالات الأمن والطاقة والتجارة وإعادة الإعمار خلال المرحلة الانتقالية. وتضع دمشق تركيا في موقع الشريك الأساسي في ترسيخ الاستقرار الإقليمي، فيما يتصدّر أمن الحدود وإعادة تشغيل ممرات الطاقة وتنشيط التجارة العابرة للحدود وإعادة بناء البنية التحتية جدول أعمال البلدين. وقد تكثّفت الاتصالات الرفيعة المستوى بين العاصمتين في الأسابيع الأخيرة.
المصدر: الشرق الأوسط — https://aawsat.com
التواصلات السورية–الدولية
● وفد سوري يجري محادثات إنسانية ومتعلقة باللاجئين مع الأمم المتحدة ومسؤولين دوليين
جنيف، 13 تشرين الأول (سانا) — أجرى مسؤولون دبلوماسيون سوريون رفيعو المستوى سلسلة اجتماعات استراتيجية في جنيف يوم الثلاثاء لتعزيز التنسيق الدولي بشأن المساعدات الإنسانية وسياسات الهجرة وعودة السكان.
وعقدت نهلة عثمان، مديرة شؤون المغتربين واللاجئين في وزارة الخارجية والمغتربين، محادثات على هامش الدورة السابعة والسبعين للجنة التنفيذية للمفوضية السامية للأمم المتحدة لشؤون اللاجئين في قصر الأمم.
والتقت عثمان المفوّض السامي المساعد للعمليات أنطون ريس-غارسيا إلى جانب وفد ألماني برئاسة كورنيليا ياراش، رئيسة قسم سياسات المساعدات الإنسانية المتعددة الأطراف في وزارة الخارجية الاتحادية الألمانية، بحضور ممثلين عن المفوضية.
كما عقدت عثمان جلسة ثنائية مع وفد من أمانة الدولة السويسرية للهجرة (SEM) — ضمّ نائب رئيس قسم العودة مايكل تريش، ورئيسة التعاون الثنائي أنيت ماتور-فايس، والمستشارة السياسية ناتالي ألمايهو — تركّزت على أطر العودة وقضايا الهجرة الثنائية.
المصدر: سانا — https://sana.sy/en/syria/2350519/
العدالة الانتقالية وملف الأسلحة الكيميائية
● الشيباني: نمضي نحو الإغلاق النهائي لملف الأسلحة الكيميائية
قال وزير الخارجية السوري الشيباني إنه جرى، بالتعاون مع منظمة حظر الأسلحة الكيميائية، وضع خريطة طريق لإغلاق ملف الأسلحة الكيميائية بشكل نهائي، فيما أفادت المديرة العامة للمنظمة دالافيور بأن سوريا أحرزت تقدماً ملموساً في العملية.
دمشق (سانا) — أعلن وزير الخارجية والمغتربين السوري أسعد حسن الشيباني أن سوريا تمضي، بالتعاون مع منظمة حظر الأسلحة الكيميائية (OPCW)، نحو الإغلاق النهائي لملف الأسلحة الكيميائية وفق خطة عمل وجدول زمني واضحين، مع العمل بالتوازي على ملاحقة المسؤولين وتحقيق العدالة للضحايا.
وخلال مؤتمر صحفي مشترك مع المديرة العامة للمنظمة سابرينا دالافيور في دمشق، شدّد الشيباني على التزام سوريا بمواصلة التعاون مع المنظمة وحل القضايا العالقة بحزم.
خريطة طريق واضحة لإغلاق الملف الكيميائي
قال الشيباني إنه جرى، بالتعاون مع الأمانة الفنية للمنظمة، إعداد خطة عمل مشتركة قبيل مؤتمر الدول الأطراف المقرر الشهر المقبل، تتضمن التحديد الدقيق للمواقع ومعايير شفافة ومراحل قابلة للقياس.
وأفاد بأن فرق المنظمة مُنحت إمكانية الوصول إلى المواقع والسجلات والشهود، وأنه جرى تسليم أكثر من 100 ألف وثيقة رسمية. وأوضح أن الإعلان الموروث عن النظام المخلوع جرى تحديثه في حزيران/يونيو، مع إضافة منشأة إنتاج مخفية وموقعَي تخزين وذخائر. وذكّر الشيباني بأن 42 قنبلة كيميائية جوية دُمّرت تحت إشراف المنظمة في آب/أغسطس، وهي أول عملية تدمير موثّقة على الأراضي السورية منذ 2014. وأشار إلى أن سوريا استعادت جميع حقوقها وامتيازاتها داخل المنظمة بإجماع الدول الأعضاء في 9 تموز/يوليو.
وفي معرض تناوله العقبات أمام استكمال الملف، أشار الشيباني إلى تحديات فنية مثل الألغام في بعض المواقع، وأضرار البنية التحتية، والسجلات التي أتلفها أو أخفاها النظام المخلوع، والحاجة إلى بناء القدرات الوطنية من الصفر.
"محاكمة المسؤولين والعدالة أساس الملف"
أكد الشيباني أن العملية لا تقتصر على بعدها الفني، وأن إنصاف ضحايا المجازر الكيميائية ومحاسبة المسؤولين شرطان أساسيان لإغلاق الملف. وأفاد بأن 18 مشتبهاً بهم، بينهم ضباط كبار، قيد الاحتجاز والمحاكمة، وأن سوريا انضمت إلى شراكات دولية لمكافحة الإفلات من العقاب.
المنظمة: "سوريا أحرزت تقدماً ملموساً"
قالت المديرة العامة للمنظمة سابرينا دالافيور إن سوريا أحرزت تقدماً ملموساً في ملف الأسلحة الكيميائية، مشيرةً إلى أن زيارتها لدمشق تهدف إلى إجراء عمليات تفتيش ميدانية ولقاء الضحايا وتعزيز التعاون. وأوضحت أن أولويات المرحلة المقبلة هي تحديد المواقع، وتأمين المواد المتبقية من النظام السابق، واستكمال عمليات التدمير، مشدّدةً على أن المنظمة، وإن لم تكن جهازاً قضائياً، ستواصل بعزم جمع الأدلة وتحديد الجناة.
المصدر: سانا — https://sana.sy/tr/politics/2328499/
● سوريا تسلّم المنظمة 100 ألف وثيقة حول البرنامج الكيميائي للنظام المخلوع
أعلن مدير المركز السوري لتوثيق الانتهاكات الكيميائية نضال الشيخاني تسليم 100 ألف وثيقة حول البرنامج الكيميائي للنظام المخلوع إلى المنظمة، بما يعمّق المسارات القضائية الدولية عبر تحديد منشآت الإنتاج والذخائر المخفية ومُصدري الأوامر.
دمشق (سانا) — قال مدير المركز السوري لتوثيق الانتهاكات الكيميائية نضال الشيخاني إن الوثائق المسلَّمة إلى المنظمة كشفت آليات عمل البرنامج الكيميائي الموروث عن النظام المخلوع — بما في ذلك عمليات الإنتاج والتخزين والنقل — إلى جانب أدوار العاملين في مراكز البحوث العلمية والمؤسسات التدريبية، والأشخاص الذين أصدروا أوامر استخدام الأسلحة الكيميائية. وأفاد الشيخاني بأن أكثر من 135 هجوماً كيميائياً في سوريا موثّقة لدى بعثة تقصي الحقائق (FFM)، مع استمرار عمليات المتابعة والتحقيق.
تسليم 100 ألف وثيقة
قال الشيخاني إن تسليم نحو 100 ألف وثيقة وفتح المواقع والمنشآت أمام فرق المنظمة يمثّل خطوة مهمة نحو كشف المسؤولين عن الهجمات وتعزيز مسار العدالة الانتقالية. وأعلن أن المركز سيجري هذا الشهر عملاً مشتركاً مع المنظمة للتحقيق في هجوم كيميائي سابق وقع في دمشق.
وأشار الشيخاني إلى أن الهجمات الكيميائية في سوريا تسبّبت بأكثر من 14 ألف إصابة و3234 حالة وفاة، لافتاً إلى أن الآثار الملحوظة بين الضحايا شملت تشوهات خلقية ونوبات عصبية وآثاراً نفسية دائمة. وأفاد بتنفيذ أكثر من 65 مشروعاً داخل المركز لتوثيق الهجمات، مع إرسال عينات مأخوذة من الجرحى والتربة والأشجار والمياه إلى مختبرات المنظمة في لاهاي.
توثيق استخدام غازَي السارين والكلور
قال الشيخاني إن الهجمات الكيميائية بدأت باستهداف خان العسل في ريف حلب الغربي في تشرين الأول/أكتوبر 2012 وانتهت باستهداف تلة الكبينة في ريف اللاذقية عام 2019. وأشار إلى استخدام غاز السارين في وقائع عديدة، منها هجمات الغوطة الشرقية وخان شيخون واللطامنة عام 2017، فيما استُخدم غاز الخردل في هجمات منسوبة إلى تنظيم داعش، بينها هجمات مارع وأم الحوش عام 2015.
وأفاد الشيخاني بأن النظام المخلوع أعلن نحو 1200 طن من المواد السامة ضمن ترتيبات تفكيك البرنامج الكيميائي عام 2014، لكنه أخفى بعض المواد والمنشآت، ثم لجأ إلى الاستخدام المنهجي لغاز الكلور في مناطق عدة منها حلب وتل منّس وجرجناز والغوطة الشرقية. وأضاف أن شركات وشبكات وهمية أُنشئت في دول مختلفة لاستيراد المواد الخام والالتفاف على التفتيش الدولي والعقوبات.
ودعا الشيخاني إلى تعزيز التعاون الدولي لملاحقة الجناة، وتطوير التعاون مع الإنتربول، والانضمام إلى نظام روما الأساسي للمحكمة الجنائية الدولية، والالتحاق بالشراكة الدولية لمكافحة الإفلات من العقاب على استخدام الأسلحة الكيميائية. وشدّد على أن الجرائم التي ارتكبها النظام المخلوع لا تسقط بالتقادم، وأن استمرار التحقيقات دون انقطاع شرط لكشف المسؤولين وإنصاف الضحايا.
المصدر: سانا — https://sana.sy/tr/politics/2328539/
عودة النازحين
● وزير الداخلية السوري يبحث العلاقات الثنائية مع السفير الصومالي
بحث وزير الداخلية السوري أنس خطّاب تعزيز العلاقات والقضايا ذات الاهتمام المشترك مع سفير جمهورية الصومال الاتحادية لدى دمشق عبيب موسى فرح والوفد المرافق له.
دمشق (سانا) — التقى وزير الداخلية السوري أنس خطّاب سفير جمهورية الصومال الاتحادية لدى دمشق عبيب موسى فرح والوفد المرافق له، وبحث سبل تعزيز العلاقات الثنائية بين البلدين وعدداً من القضايا والملفات ذات الاهتمام المشترك.
وأشار بيان للوزارة عبر قناتها على تيليغرام إلى أن اللقاء حضره نائب وزير الداخلية لشؤون الأمن العميد ملهم شنتوت، إلى جانب مديري دوائر الهجرة والجوازات والتعاون الدولي ومكافحة الاتجار بالبشر في الوزارة.
وكان الوزير خطّاب قد التقى في السابع من هذا الشهر سفير الجزائر لدى دمشق عبد القادر قاسمي الحسني لبحث تطوير العلاقات الثنائية وآليات تعزيز التعاون المشترك في مختلف المجالات.
المصدر: سانا — https://sana.sy/tr/politics/2328451/
● استمرار تحديات البنية التحتية والأمن أمام العودة إلى سوريا
مع استمرار تزايد حالات العودة إلى سوريا من الدول المجاورة، تبقى المنازل المدمّرة ومحدودية الخدمات الأساسية وغياب فرص العمل واستمرار خطر الألغام في بعض المناطق أبرز العقبات أمام عودة آمنة ومستدامة. ويفيد جزء كبير من الأسر العائدة بأنها وجدت منازلها غير صالحة للسكن، وبأنها تواجه صعوبات في الوصول إلى خدمات أساسية مثل المدارس والرعاية الصحية والكهرباء والمياه. وتشدّد المنظمات الدولية على ضرورة زيادة الدعم الموجّه لإعادة الإعمار ونزع الألغام والبنية التحتية الخدمية حتى تصبح العودة مستدامة.
المصدر: عرب نيوز — https://www.arabnews.com
سياسات الهجرة في أوروبا
● مهاجرون مغاربة يرفضون مغادرة سبتة
لا يزال آلاف المهاجرين المغاربة الذين عبروا إلى جيب سبتة الإسباني بحثاً عن حياة أفضل عالقين في المدينة. وقد أمضى كثيرون منهم أسابيع في العيش في الشوارع، حيث تتزايد البلاغات عن اعتداءات جنسية وأمراض مثل الجرب. وعلى الرغم من ضغوط الأقارب القلقين ومحدودية الدعم، يرفض كثيرون العودة إلى المغرب.
ويزعم بعض المهاجرين الذين عادوا تعرّضهم لسوء معاملة من قوات الأمن الإسبانية. وفي الوقت ذاته، تزيد الرقابة الحدودية المشدّدة وانتشار قوات أمن مغربية إضافية من صعوبة أي محاولات عبور جديدة.
المصدر: إنفو مايغرانتس — https://www.infomigrants.net/en/post/74178/
● بريطانيا: سكان فينلاند يعترضون على خطة وزارة الداخلية لنقل طالبي اللجوء
يعترض سكان منطقة فينلاند بمقاطعة كامبريدجشاير شرقي إنجلترا على خطة حكومية لنقل طالبي لجوء إلى منطقتهم، فيما رفض المجلس المحلي الخطة رسمياً. وبحسب هيئة الإذاعة البريطانية (BBC)، سار نحو 200 شخص في قرية ليفرينغتون بفينلاند يوم الأحد 11 تشرين الأول. وأفادت التقارير بأن المحتجين تجمّعوا قرب "رومان كورت"، وهو مجمّع سكني محمي سابق، حاملين لافتات معارِضة لإيواء طالبي اللجوء.
وجرى تحديد موقع ليفرينغتون كجزء من خطة حكومية على مستوى البلاد لنقل طالبي اللجوء من الفنادق وأماكن الإقامة قصيرة الأجل إلى "إقامة توزيعية" أطول أمداً. وفيما يجري النظر في مقترح لتوفير 26 سريراً لأمهات طالبات لجوء ورضّعهن، تشير رسالة اعتراض مجلس مقاطعة فينلاند إلى إقامة نحو 205 أشخاص على مستوى المقاطعة.
وفي رسالة الاعتراض المؤرخة في 7 تشرين الأول، رفض المجلس رقم 205 بوصفه "تعسفياً وغير معقول تماماً"، محتجّاً بأن ليفرينغتون ومدينة ويسبيتش المجاورة تفتقران إلى الخدمات المحلية والقدرة على دعم مزيد من السكان الضعفاء بأمان. وأشارت الرسالة إلى محدودية النقل العام والحرمان والضغط على السكن ومخاوف قائمة بشأن الجريمة والسلوك المعادي للمجتمع والاستغلال. وقال المجلس إن 1344 شخصاً على قائمة انتظار السكن لديه، وإن المقترح قد يفاقم التوترات المحلية.
وأفادت وزارة الداخلية بأن ثلاثة طالبي لجوء مدعومين فقط كانوا مسجّلين في فينلاند بنهاية حزيران/يونيو 2026. وقال متحدث باسم الوزارة إن الحكومة تغلق جميع فنادق اللجوء وإنها وفّرت على دافعي الضرائب أكثر من مليار جنيه إسترليني في دعم اللجوء منذ الانتخابات، مضيفاً أنها تعمل على إسكان طالبي اللجوء بإنصاف في مختلف أنحاء البلاد بالتعاون مع السلطات المحلية. ووفق أرقام الوزارة، انخفضت أعداد النزلاء في فنادق اللجوء بنسبة 50 بالمئة خلال العام الماضي لتصل إلى 16 ألفاً.
تصاعد الاحتجاجات المناهضة للمهاجرين
تأتي المعارضة في فينلاند وسط احتجاجات متصاعدة مناهضة للمهاجرين وأعمال تخريب يُعتقد أنها تستهدف المهاجرين في مختلف أنحاء إنجلترا. وأفادت التقارير بأن منزلاً متعدد الإشغال (HMO) في سالفورد بمانشستر استُهدف مراراً، مع تحطيم نوافذه وإلحاق أضرار بمدخله. وفي الأسبوع الماضي، نُظّمت احتجاجات أيضاً في بلدة غوسبورت على الساحل الجنوبي بعد نقل 149 مهاجراً أُنقذوا في عملية بالقناة الإنجليزية إلى هناك.



