EN

İGAM'ın Mülteci Çocukların Okullara Kayıt Kampanyası

09.09.2019

 

İGAM Merkez Ofisi ve  Mülteci Bilgilendirme ve Destekleme Noktası,  her öğretim yılında, Ankara’daki mülteci çocukların okullara kayıtları için destek veriyor ve planladığı bir kampanya kapsamında, onların kayıt sürecindeki her türlü danışmanlık, servis ve çevirmen ihtiyaçlarını karşılıyor.

İşte İGAM’ın 2019-2020 eğitim öğretim yılı kayıt döneminde, yaşadıkları ve yaşananlarla ilgili izlenimleri…

Biri 14, biri 10 yaşında…En küçük kardeşleri ilkokulda okuyor.İki büyük kardeş, Halep’te okula gitmişler ancak savaş başlayınca bırakmak zorunda kalmışlar. Baba, Halep’te rahatsızlanmış ve vefat etmiş. Büyük ağabeylerini ise  savaşta kaybetmişler. Anneleriyle beraber Altındağ- Önder Mahallesi’nde yaşıyorlar. İzbe bir ev burası, komşuları da Suriyeli…

 

Evlerinden alınıyorlar…

İGAM’ın her öğretim döneminde yaptığı gibi mülteci çocukların okullaşması kampanyası kapsamında ekip olarak evlerinin önündeyiz.

Minibüste, üç İGAM çalışanı ve bir çevirmen var. İGAM Mülteci Bilgilendirme ve Destekleme Noktası  çalışanları, okullaştırma kampanyası kapsamında, önce e-okul’dan mülteci çocukları ve onlara en yakın okulları tespit ediyorlar. Sonra çevirmen aracılığıyla arıyorlar ve randevu alıyorlar. Ardından,  servis ile onları evlerinden alıp, en yakın okula kayıt için götürüyorlar ve kayıt için gerekli belgeler konusunda onları bilgilendiriyorlar. Kayıt, denklik, dil gibi sorunlar çıktığında ise okul müdürleri ve yöneticileri ile görüşüp, sorunu çözüme kavuşturuyorlar.

Bu açıdan bakıldığında, sorunsuz kayıt pek mümkün olmuyor.  Çünkü ebeveynlerin büyük çoğunluğu  Türkçe bilmiyor  ve  ne okul kayıtları ne gerekli belgeler ve bu belgelerin nereden alınacağına ilişkin bilgiye sahip değiller.  İşte bu noktada destek ihtiyacı büyük.

 

İletişim sorunu

Bahsettiğimiz üç kardeşi ve annelerini alıp, günün ilk kaydı için en yakın Mesleki Eğitim Merkezi’ne  doğru servis ile yola çıkıyoruz.  Okul müdürü, çocukların A1 düzeyinde Türkçe bilip bilmediğini soruyor. Maalesef bilmiyorlar… Bu nedenle kayıt mümkün olmuyor ve okul temsilcileri çocukları Türkçe eğitim için Halk Eğitim Merkezi’ne yönlendiriyorlar.  Çocuklar buraya öğrenim görmek için gelmişler daha önce… Ancak  evle okul arasında mesafenin uzun olması ve servis sorunu çıktığı için okulu bırakmışlar. Halk Eğitim Merkezi yetkilileri  çocukları tanıyor ama yine yaş, uyum ve Türkçe sorunu çıkıyor karşımıza… Çünkü servis sorunu tamamen iki tarafın birbirine anlamaması dolayısıyla yaşanmış.

Buradaki yetkililer, çocuklardan okula devam için söz almamızı istiyorlar. İki çocuk ta bu sözü verince, ertesi sabah kayıt yaptırmak üzere ayrılıyoruz.

“Kimseyle anlaşamıyorum”

Yine servisle evlerine bırakıyoruz anne ve üç cocuğunu… Arabada sohbet ederken, Kızılay kartı ile geçindiklerini annenin şeker ve tansiyon hastası olduğunu, en büyük sorunlarının para kazanmak ve dil öğrenmek olduğunu öğreniyoruz.  Ağabey bu yüzden Türkçe öğrenip, çalışmaya başlamak istiyor ailesine bakmak için… Ortanca kardeşin ise öncelikli hedefi Türkçe öğrenmek sonra da öğretmen olmak. “ Benim için Türkçe  önemli, arkadaşlarımla bile anlaşamıyorum” diyor.

 

“Siz olmasaydınız yapamazdık”

Ertesi sabah, yine Halk Eğitim Merkezi’ndeyiz. Bütün belgeler hazır … Prosedüre göre Eylül sonunda iki kardeşinde mutlaka kayıt olacaklarını söylüyor okul yöneticileri…. Servisle tekrar evlerine bıraktığımızda, bir gün önceki uyarılarımızı dikkate alıp, bahçelerini tamamen temizlediklerini görüp, mutlu oluyoruz.

Vedalaşırken, gözleri parlıyor hepsinin ve anne, teşekkür ederken şunları söylüyor:

 “ Çocukların okula gitmesini çok istiyordum.  Okuma-yazma olmazsa hayatta hiçbir şey olmaz. Yaptığınız o kadar  büyük bir iş ki… Siz olmasaydınız, biz bu işlemlerin hiç birini yapamazdık”

İki çocuğun daha sokaktan kurtulmasının huzuru  ile daha önce tespit edilen diğer çocukları evlerinden alıp, okullarına  kayıt için yola koyuluyoruz.

 

Okullar istekli değiller

Bu seferki çocuğumuz bir kız çocuğu… 14 yaşında…2015 yılında onlar da Halep’ten gelmişler. 20-19-17 yaşlarında kardeşleri var. Kardeşleri çalışıyor, o, okula gitmek istiyor. Amacı doktor olmak… Annesi de  çocuğunun ya doktor ya da avukat olmasını istediğini söylüyor.

En yakın okula götürüyoruz ancak kayıt konusunda problem çıkıyor. Daha önce olduğu gibi burada da Suriyeli bir çocuğun kaydında okul temsilcilerinin çok da istekli olmadığını görüyoruz. Çözüm önerilerini hem İGAM çalışanları geliştirmek zorunda kalıyor. Bir nakil söz konusu ancak kayıt sorunu olduğunu iletiyor, okul temsilcileri…  Çocuğun daha önce Geçici Eğitim Merkezi’nde okuduğunu ancak kaydı olmadığı için denklik için sınava girmesi gerektiğini söylüyorlar. Başka bir okula gönderiyorlar ama sonuç alınamıyor.

İGAM, konunun takipçisi olacak ve bu kız çocuğu mutlaka okullaşacak! Buna eminiz…

Mesafelerin uzaklığı, okullarda yaşanan zorluklar nedeniyle vakit kaybedilmesi, gürü bitiriyor.

 

Okullararası mekik dokuyoruz

Ertesi gün yine servisle evinden aldığımız 10 yaşındaki Suriyeli çocuk, çok güzel Türkçe biliyor. Çünkü Şanlıurfa’da eğitim görmüş. Sonra Ankara’ya nakil yaptırmışlar. Kendisinden küçük iki kardeşi ve annesi var. Babalarını savaşta kaybetmişler.

En yakın okula gittiğimizde, ikametgah belgesi olmadan okula kayıt yapamayacaklarını söylüyorlar. Hemen muhtarlığı öğrenip, yola çıkıyoruz ancak ilgili muhtarlığın kapandığını, başka bir muhtarlığın işlemleri gerçekleştirdiğini duyunca diğer muhtara geçiyoruz. Muhtar bile isteksiz! Belge çıkarmanın bedelini söylüyor hemen… Belgeyi çıkarmak istemediği o kadar belli ki!

Bu muhtarlıktan ikametgahı alıp,  tekrar aynı okula gidiyoruz, bu kez, çocğun yaşının ortaokul seviyesinde olduğunu söylüyorlar ve bir ortaokul adı veriyorlar.  O okula gittiğimizde ise  bu kez denklik sorunu çıkıyor karşımıza ve İlçe Eğitim Müdürlüğü’ne yönlendiriliyoruz. Orada bir sorun olmadığını okulun mutlaka kayıt yapması gerektiğini öğreniyoruz. Tekrar ikinci okula geldiğimizde, Şunlıurfa ’daki Geçici Eğitim Merkezi’nin  4-F sınıfında kaydı bulunan bu öğrencinin  ilkokula gitmesi gerektiğini iletip, bizi yine ilk görüştüğümüz okula gönderiyorlar. Ancak orada,  çocuğun denklik alıp,  ortaokula gitmesi gerektiğini iletince İGAM çalışanları Hayat Boyu Öğrenme kurumunun yetkililerini arıyor.  O yetkililerin ortaokulun müdürü ile uzun konuşmaları, çok sıkkın, çok bıkkın ve çok kararlı(!) görünen müdürün hem sinirlenmesine hem de çocuğun okul kaydını almasına yol açıyor!

Bizlere iletilenlere göre,  bu çok güzel Türkçe bilen,  aynı zamanda İngilizce de konuşabilen kız çocuğu 4’üncü sınıfa kayıt olacak daha sonra da gerekli yazışmalar yapılıp, 6’ıncı sınıfa kaydı gerçekleştirilecek.

 

“Sayenizde çok çalışıp, avukat olacağım”

İşte o an gözleri parlıyor, geleceğin avukatının! Hepimize ayrı ayrı sarılıyor.

“Önce korktum, sonra çok sevindim. Siz geldiniz ve ben artık okullu oldum. Çok çalışacağım, avukat olacağım. Çünkü kim yalan söylüyor kim doğru söylüyor avukat bilir ” diyor sevinçle…

Durumu aktardığımız annesi ise “Siz olmasaydınız, biz bu yerlerin hiç birine gelip gidemezdik. Ben hastayım, vakıflardan gelen yardımlarla geçiniyorum. Dil bilmediğim için okula kayıt yaptırmam çok zor” dile anlatıyor durumunu…

Bizlere okullar tarafından verilen birbirini çok tutmayan bilgilerle kafalar karışık ancak bir o kadar da sonuç için mutlu bir şekilde,başka bir aileye doğru tekrar  yola çıkıyoruz.

Evlerine yakın bir yerde buluşuyoruz 15 yaşında ve mutlaka imam hatip okuluna gitmek isteyen kız çocuğuyla… 30 yaşındaki ablası eşlik ediyor ona… Geçici Eğitim Merkezi’nde 2 yıl okula gitmiş ama ara vermiş. Geçen yıl kayıt için başvurduklarında denklik sorunu çıkmış…

Haziran’da kayıt kapatan okul!

İlk gittiğimiz okul yöneticileri ilginçtir, ön kayıtla öğrenci aldıklarını, bu kız çocuğunun ön kaydı olmadığı için alamayacaklarını bir de Haziran’da tüm kayıtları alıp, konuyu kapattıklarını iletiyor bizlere… Biz şaşkınlık içinde dinliyoruz.  Gayet doğal, bizleri başka bir imam hatip okuluna yönlendiriyorlar.

Orada duyduklarımız daha çok şaşkınlık verici:

“ Onlar yalan söylüyor. Suriyeli öğrenci almamak için yapıyorlar. Hiçbir okul Haziran’da kayıt kapatmaz”

Bunu söyleyen okul temsilcileri bir taraftan da kendi okullarının,öğrencinin oturduğu mahalleye çok uzak olduğunu bu yüzden başka bir okula gitmemizi tavsiye ediyor ve okul ismi veriyorlar.

O okula gittiğimizde, belgeler inceleniyor ve Suriyelilerle yaşadıkları çok zorluk olduğunu belirterek,  “ Biz normalde Suriyeli öğrenci almıyoruz ama İGAM’ın bu hassasiyeti ve emeği için bu kızımızı kayıt yaptıracağız. Yarın sabah 10.00’da burada olsunlar ve kaydını alalım” diyorlar.

Sevinçleri görülmeye değer

Bunu ilettiğimiz, kız çocuğunun sevinci görülmeye değer… “Bugüne kadar her kayıt yaptırmak istediğimizde sorunlarla karşılaştık. Siz gelmeseydiniz. Ben eğitim hayatımı bırakacaktım.  Çok teşekkür ederim” diyor.

Ve yine gün bitti… Çünkü mesafeler uzak, sorunlar çok ve grift…

Biz bunları yaşarken, Keçiören, Altında bölgesine kayıt için dağılmış olan diğer İGAM ve  Mülteci Bilgilendirme ve Destekleme Noktası  çalışanları neler yaptılar acaba?

Onlarla durum değerlendirmesi yapmaya giderken, aklımızdan sürekli sahada karşılaştığımız sorunlar ve çözüm önerileri geçiyor:

İşte birkaçı:

  • Ailelerin Türkçe bilmemeleri okullaşmanın önündeki en büyük engel
  • Okullar mülteci çocuklarını kayıt konusunda çok isteksizler
  • Mültecilerin yoğun olduğu semtlerdeki, okullar kapasitelerinin üzerinde eğitim veriyorlar
  • Bazı okullarda Suriyeli öğrenci sayısı, Türk öğrenci sayısını geçmiş
  • Bazı okullarda sınıflar tıka basa dolu, 42 öğrenciyi geçen sınıflar var
  • Denklik sorunu büyük bir sorun
  • Semtlerde, bütüncül bir yaklaşımla arapça danışmanlık hizmeti verilen birimlerin olması sorunları bir nebze çözebilir görünüyor
Whatsapp