EN

SURİYE GELİŞMELERİ DERLEMESİ NO: 3

26.02.2025

15 Numaralı Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Suriye Bölgesel Raporu

Öne Çıkanlar

• 20 Şubat 2025 itibarıyla UNHCR (BMMYK), Aralık 2024’ün başlarından itibaren yaklaşık 292.150 Suriyelinin komşu ülkeler üzerinden Suriye'ye döndüğünü tahmin ediyor. Bu sayılar, Suriye içinden ve dışından gelen kaynaklardan elde edilmiş olup, UNHCR’a (BMMYK’ya) kayıtlı mülteciler ile Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır’dan dönen diğer Suriyelileri ve bölge dışından transit geçenleri içermektedir. Ayrıca, 9 Şubat 2025 itibarıyla UNHCR (BMMYK) ve OCHA (Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi) tarafından toplanan en son verilere göre, Kasım 2024 sonundan bu yana 829.490 yerinden edilmiş kişi (IDP) geri dönmüştür. Böylece, Esad rejiminin düşüşünden bu yana bir milyondan fazla Suriyeli evlerine geri dönmüştür.

• UNHCR (BMMYK) Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır'da, gönüllü geri dönüşleri izlemeye ve geri dönmek isteyenlere bilgi ve hukuki danışmanlık sağlamak, Ürdün’de ise ulaşım desteği sunmak gibi destekler vermeye devam etmektedir.

• UNHCR (BMMYK), Suriye içindeki geri dönmüş mültecilere, yerinden edilmiş kişilere ve diğer savunmasız Suriyelilere koruma ve insani yardım sağlamaya devam etmektedir. Soğuk kış koşulları ve devam eden elektrik kesintileri göz önüne alındığında, temel yardım malzemeleri (CRI), kışlık kıyafet dağıtımı ve barınma ile ilgili acil onarımlar (örneğin yeni pencere ve kapıların takılması) öncelikli müdahaleler arasında yer almaktadır. Ayrıca, UNHCR (BMMYK), Suriye içinde geri dönenler arasında ihtiyaç sahibi olanlar için ücretsiz ulaşım desteği sağlamaya devam etmektedir.

Türkiye

• Türkiye İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın 29 Ocak 2025’te yaptığı açıklamaya göre, Aralık 2024 başlarından bu yana Türkiye’den Suriye’ye 81.576 kişinin gönüllü geri dönüş yaptığı bildirilmiştir.

• Gönüllü geri dönüş işlemleri, Türkiye’nin çeşitli illerinde ve Cilvegözü, Yayladağı, Öncüpınar, Karkamış ve Akçakale dahil olmak üzere beş sınır geçiş noktasında devam etmektedir. Çobanbey ve Zeytindalı sınır geçiş noktaları üzerinden geçici koruma altındaki Suriyelilerin, Türkiye’de yasal olarak ikamet eden Suriye vatandaşlarının ve Türk vatandaşlığına sahip kişilerin git-ve-gör ziyareti işlemleri ise devam etmektedir.

• UNHCR (BMMYK), Cilvegözü, Yayladağı, Öncüpınar, Karkamış ve İstanbul Uluslararası Havalimanı'ndaki sınır geçiş noktaları dahil olmak üzere, 12 ildeki geri dönüşleri izlemeye devam etmektedir.

• UNHCR (BMMYK), yapılan izleme çalışmaları sonucunda geri dönenlerin çoğunun yalnız seyahat ettiğini tespit etmiştir. Bu durum, aile üyelerinin Suriye'den hiç ayrılmamış olması ya da zaten geri dönmüş olmaları ya da aile üyelerini geri getirmeden önce Suriye'deki koşulları değerlendirme isteğinden kaynaklanmaktadır. Geri dönenlerin çoğunluğunu yetişkinler oluştururken, önemli bir kısmı da çocuklardan oluşmaktadır. Geri dönen erkeklerin sayısı kadınlardan fazladır.

• UNHCR (BMMYK), Suriyelilerin geri dönme isteklerinin politik koşulların ve güvenlik koşullarının iyileşmesi, aile birleşimi ve vatanlarına olan duygusal bağları nedeniyle tutarlı olduğunu belirlemiştir. Geri dönenlerin çoğu, özellikle Halep, İdlib, Şam ve Hama illerinde, ailelerinin bulunduğu yerlere yerleşmeyi hedeflemektedir. Ancak, ailelerin yeniden yerleşimi, mülk tahribatı ve ekonomik zorluklar, pek çok kişinin savaş öncesi oturdukları yere geri dönmesini engellemektedir.

• UNHCR (BMMYK), bazı Suriyeli mültecilerin, ziyaretleri sonrası Türkiye'ye geri dönmelerine izin verilmeyeceği yönünde çıkan söylentiler nedeniyle, git-ve-gör ziyaretlerinden faydalanmaya isteksiz olduklarını öğrenmiştir. Buna yanıt olarak, UNHCR (BMMYK) doğru bilgileri yaymak amacıyla birkaç önlem almıştır. Bunlar arasında, UNHCR (BMMYK) Türkiye YARDIM sayfasında bir açılır pencere uyarısı eklenmesi, özel Facebook sayfasında uyarı yayınlanması ve WhatsApp kanalları üzerinden güncellemeler paylaşılması yer almaktadır.

ETANA SYRİA UPDATE 19

Sahadaki güvenlik dinamikleri kırılgan ve öngörülemez olmaya devam ederken, Şam'daki idari otoriteler, ülke genelindeki silahlı gruplardan (Suwayda hariç) geçici tavizler elde etmeyi başardılar. Güney Bölümü'nün oluşturulması ve Suriye Demokratik Güçleri (SDF) tarafından yapılan umut verici açıklamalar, her iki tarafın da geçici çözümler arzu ettiğini ve bunun, geçici Savunma Bakanlığı ile ilgili olduğunu göstermektedir: Şu ana kadar, HTS dışındaki silahlı grupların, örgüt yapıları ve coğrafi etki alanlarını devretmeden bakanlıkla işbirliği yapmak istedikleri görülmektedir. Sonuç olarak, Güney Bölümü tugayları, güneyde yıllardır var olan ayrımları - doğudaki ve batıdaki Dera, Dera ile Suwayda arasındaki ve yereldeki rakip gruplar arasındaki bölünmeleri- devam ettirecektir, ve eğer görüşmeler ilerlemeye devam ederse, benzer bir düzenleme kuzeydoğuda da gelişebilir. Bu arada, Ulusal Diyalog Konferansı'nın hazırlık komitesinin başlattığı bir dizi yukarıdan aşağıya doğru toplantı, sürecin anlamlı sonuçlar elde etme potansiyeli konusunda büyük şüpheler uyandırmış durumda ve uzun vadeli istikrar için gerekli olan gerçek bir geçiş sürecinin olasılığına dair endişelere yol açmıştır.

 

BMMYK GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞ ÇERÇEVESİ SURİYE

ÖN ANALİZ

11.11.11 - ACCESS CENTER FOR HUMAN RIGHTS (ACHR) - DOOR BEYOND WAR - IGAM – OLIVE BRANCH - PAX - SUPPORT TO LIFE (HAYATA DESTEK) – UPINION

1. İÇERİK

1.1. 8 Aralık 2024'ten bu yana önemli gelişmeler

8 Aralık 2024'te Esad rejiminin düşüşünden bu yana, Suriye hakkındaki kamuoyu ve siyasi tartışmalar, Suriye'nin dönüş için güvenli hale gelip gelmediği, Suriyeli mültecilerin şu anda menşe ülkelerine dönüp dönemeyeceği ve dönmeleri gerekip gerekmediği ve uluslararası toplumun bu tür dönüş süreçlerinde nasıl bir rol oynaması gerektiği sorularına giderek daha fazla odaklanılmaktadır.

Bu soruları yanıtlarken şunun farkına varmak çok önemlidir: Suriye'de sahadaki değişiklikler şüphesiz temel nitelikte olsa da, bu tür değişikliklerin kalıcı bir yapıda olup olmayacağını zaman gösterecektir. Suriye, ülkenin bazı bölgelerinde saldırı ve şiddetten; yabancı güçlerin varlığından; büyük ölçekli iç göçten; 100.000'den fazla zorla kaybedilmiş ve kayıp kişinin bilinmeyen kaderinden; ülkenin büyük bölümlerinin savaşın patlayıcı kalıntılarıyla kirlenmesinden; yıkılmış bir ekonomiden ve büyük ölçekli bir insani krizden etkilenmeye devam etmektedir. Bunlara ek olarak Suriye'de evler, tarım arazileri ve kritik altyapılar da büyük yıkıma uğramış ve hasar görmüştür. Mülkiyet hakları son on yılda kaydedilen yaygın konut, arazi ve mülkiyet (HLP) ihlallerinden büyük ölçüde etkilenmiş ve çözülmesi zaman alacak karmaşık mülkiyet anlaşmazlıklarına yol açmıştır. BMMYK’ne (UNHCR) göre, “eski Hükümetin zulmüne ilişkin riskler ortadan kalksa da diğer riskler devam edebilir veya daha sık telaffuz edilebilir.” Her ne kadar yeni geçiş dönemi yetkililerinin başlangıçtaki söylemleri cesaret verici olsa da, Suriye liderliğinde ve Suriye sahipliğinde kapsayıcı bir siyasi geçişin sağlanmasında önemli engeller varlığını sürdürmektedir.

Bu çerçevede ve Suriye'deki duruma ilişkin mevcut belirsizlikler göz önüne alındığında, UNHCR (BMMYK), "Suriye kökenli uluslararası koruma yararlanıcıları için mülteci statüsünün sona erdirilmesine ilişkin gerekliliklerin şu anda karşılanmış olduğunu düşünmediğini" yinelemektedir. Buna uygun olarak, UNHCR, devletlere Suriyeli vatandaşları ve Suriye'nin eski mutat sakinlerini (Suriye'de daha önce ikamet eden Filistinliler dahil) Suriye'nin herhangi bir yerine zorla geri göndermemeleri; Suriye'den kaçan sivillerin kendi topraklarına girişlerine izin vermeleri, sığınma hakkını garanti etmeleri ve her zaman geri göndermeme ilkesine saygı gösterilmesini sağlamaları; ve uluslararası koruma başvurularına ilişkin olumsuz kararların verilmesini askıya almaları çağrısında bulunmuştur.

Bu esnada, UNHCR’a (BMMYK) göre 8 Aralık 2024 ile 13 Şubat 2025 tarihleri arasında yaklaşık 279.000 Suriyeli Suriye'ye geri dönmüştür. 6 Şubat'ta UNHCR, Türkiye haricinde, dört komşu ülkede (Lübnan, Ürdün, Irak, Mısır) Suriyeli mülteciler arasında yapılan bir "Hızlı Mülteci Algıları ve Niyetleri Anketi" (RPIS) yayınlamıştır. Bu anketin temel bulguları şunlardır:

• "Önümüzdeki 12 ay içinde Suriye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna anket katılımcılarının %27'si evet, %55'i hayır yanıtını verirken, %18'i bilmediklerini veya kararsız olduklarını belirtmiştir. Bu, katılımcıların %1,7'sinin bu soruya "evet" yanıtı verdiği önceki RPI'den (Haziran 2024) bu yana önemli bir artışa işaret etmektedir.

• İlk soruya evet yanıtı vermeyenlere daha sonra "beş yıl içinde Suriye'ye dönmeyi umuyor musunuz?" sorusu sorulduğunda, %53'ü evet, %25'i hayır yanıtını verirken, %22'si bilmediklerini veya kararsız olduklarını belirtmiştir. Haziran 2024 RPIS'de katılımcıların %36,8'i evet, %50,1'i hayır yanıtını vermiştir.

• İkinci soruya evet yanıtı vermeyenlere daha sonra "bir gün Suriye'ye dönmeyi umuyor musunuz?" sorusu sorulduğunda, %43'ü evet, %38'i hayır yanıtını verirken, %19'u bilmediklerini veya kararsız olduklarını belirtmiştir. Haziran 2024 RPIS'de katılımcıların %30,2'si evet, %55'i hayır yanıtını vermiştir.

• Katılımcıların %60'ından fazlası, dönüş konusunda nihai karar vermeden önce "gidip-görme" ziyareti yapmanın önemli olduğunu düşünmektedir.

1.2. Yayın: “UNHCR Suriyeli Mülteciler ve Ülkesi İçinde Yerinden Edilmiş Kişiler (IDP) için Gönüllü Geri Dönüş Operasyonel Çerçevesi”

6 Şubat 2025'te UNHCR, "Suriyeli Mültecilerin ve Ülkesi İçinde Yerinden Edilmiş Kişiler(IDP) Gönüllü Geri Dönüşü için Operasyonel Çerçeve"yi uygulamak amacıyla 370,9 milyon dolarlık yeni bir fon çağrısı başlatmıştır. Bu Çerçevede BMMYK şunları belirtmektedir: 'BMMYK'ye kayıtlı mülteciler de dahil olmak üzere evlerine dönen Suriyelilerin sayısı ve ev sahibi ülkelerdeki mültecilerin geri dönüşlerinin desteklenmesine yönelik açık talepler doğrultusunda, BMMYK gönüllü mülteci dönüşünü kolaylaştıracak bir yaklaşıma geçmektedir.”

Bu yeni Operasyonel Çerçeve'de UNHCR, 2025 yılında 1,5 milyona kadar Suriyeli mültecinin geri dönmesini ve ayrıca 2025 yılında 2 milyon iç mültecinin (IDP) asıl ikamet yerlerine geri dönmesini öngörmektedir. Çerçeve, dört stratejik hedef ortaya koymaktadır:

1. Geri dönüş planlaması ve uygulamasının uluslararası koruma standartları ve ilkelerine dayandırılmasını sağlamak.

2. Suriyeli mültecilerin ve Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin geri dönüş konusunda özgür ve bilgi sahibi olarak bir karar verebilmelerini ve geri dönüş süreçlerinin planlanmasına katılımcı bir yaklaşımla aktif olarak dahil olmalarını temin etmek.

3. Diğer maddelerin yanı sıra ulaşım ve maddi yardımı da içeren gönüllü geri dönüşü kolaylaştırmak.

4. Çatışma duyarlılığını ve geri dönüş yerlerindeki tüm nüfusun ihtiyaçlarını dikkate alarak, ulusal ve uluslararası kurumların (BM, STK ve uluslararası finans kuruluşları) yeniden entegrasyon ve kalkınma programlarıyla daha kapsamlı işbirliği içinde mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin Suriye'ye yeniden entegrasyonunu desteklemek.

Ayrıca, yeni Gönüllü Geri Dönüş Çerçevesi üç ana alan üzerine yapılandırılmıştır:

1. Ev sahibi ülkelerde ve Suriye içinde hazırlık faaliyetleri. Bu kapsamda, ev sahibi ülkelerin hükümetleri ile Suriye yetkililerinin görevlerini tanımlayan, geri dönenlerin haklarını koruyan, çıkış-giriş prosedürleri ve gümrük işlemleri gibi pratik konuları düzenleyen ve UNHCR'nin denetim yetkisini belirleyen net hukuki yapılar oluşturulması; mültecilerin katılımı ve danışmanlığı (mültecilere gönüllü geri dönüş konusunda bilgi sağlamaya yönelik bölgesel kurumlar arası bir platform olan SyriaHome'un kurulması dahil); 'gidip-görme' ziyaretleri; ve mülteci profilleri, geri dönüş niyetleri, geri dönüş bölgelerindeki güncel durum ve Suriye içinde sunulan insani yardım hizmetleri gibi geri dönüş dinamiklerine dair analizler sunacak izleme sistemlerinin kurulması gibi çeşitli faaliyetler yer almaktadır.

2. Geri Dönüş Süreci. Bu süreçteki aktiviteler hem sanal hem de yüz yüze olmak üzere kurumlar arası çok sektörlü Geri Dönüş Merkezlerinin kurulmasını; ulaşım ve başlangıç Yeniden Entegrasyon Hibelerini; ve son çıkış noktaları/ sınırlarda gerçekleştirilen faaliyetleri kapsamaktadır.

3. Suriye İçinde Koruma ve Yeniden Entegrasyon Programları. Koruma, nakit yardımı ve barınmaya odaklanmaktadır.

Geri dönüş programları için ayrılan fonların, komşu ülkelerde kalmayı tercih eden mültecilere sunulan en çok ihtiyaç duyulan yardımların azaltılmasına yol açabileceği ve geri dönüş programlarının güçlendirilmesinin ev sahibi ülkelerin sınır dışı etme uygulamalarını teşvik edebileceği riskini göz önünde bulunduran Gönüllü Geri Dönüş Çerçevesi, “2025 yılında pek çok mülteci geri dönmeyecektir. Suriye'ye dönen bazı kişiler, mevcut veya yeni koruma sorunlarıyla karşılaşabilir. Geri dönmek isteyenlere destek sağlanırken, ev sahibi ülkelerde koruma alanları, finansman ve programların devamlılığı sağlanmalıdır. UNHCR'nin Aralık 2024'te yayımlanan Suriye'ye geri dönüşler konusundaki tutumu değişmemiştir ve tüm devletlere, Suriye'den kaçan sivillerin kendi topraklarına girişine izin vermeleri, sığınma hakkını korumaları ve geri göndermeme ilkesine her koşulda saygı göstermeleri çağrısında bulunmaktadır.”

2. UNHCR NİYET ANKETİ VE GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞ ÇERÇEVESİ ÖN ANALİZİ

Yeni UNHCR Gönüllü Geri Dönüş Çerçevesi'nin yayınlanması, aşağıda özetlenen çeşitli soruları gündeme getirmektedir.

• UNHCR'nin UNHCR politikalarıyla çelişmesi: UNHCR, "FAZ 1"den "FAZ 2"ye (büyük ölçekli geri dönüşün kolaylaştırılması) geçmeye, böyle bir geçiş için gerekli koşullar sağlanmadan karar vermiştir. Bu gereklilikler, UNHCR'nin kendi "Kapsamlı Koruma ve Çözüm Stratejisi" (CPSS, 2018) ve "Suriye'ye Mülteci Dönüşü için Bölgesel Operasyonel Çerçeve" (ROF, 2019)11 belgelerinde belirtilmiştir.

o Geri dönenlerin haklarını ve onlara ve geri dönüş alanlarına engelsiz erişimi garanti eden yasal çerçeveler mevcuttur;

o Geri dönüş alanlarındaki koşullarda somut ve sürdürülebilir bir iyileşme de dahil olmak üzere, Koruma Eşiklerinin karşılandığına dair net kanıtlar vardır;

o Büyük sayılarda mülteci, geri dönüş için UNHCR'den aktif olarak destek talep etmektedir; UNHCR, geri dönüş alanlarına ulaşım ve izleme imkanlarıyla hem danışmanlık yapabilmekte hem de geri dönüşün gönüllü olduğunu doğrulayabilmektedir.

• Kanıt temeli eksikliği: Geri dönüşün 2. aşama tarzı kolaylaştırılmasına resmi geçiş, Suriye'deki BM geri dönüş programları için sarsıcı bir stratejik değişimi temsil etmektedir. Bununla birlikte, bu karar temel olarak, tek bir niyet anketinde ortaya çıkan bir veri sonucuna (%27'lik geri dönüş niyeti) ve net olmayan 'mülteci geri bildirimlerine' dayandırılmıştır, bu da başlı başına çeşitli soruları ortaya çıkarmaktadır:

o 2025 RPIS anketinde 3.368 kişiyle görüşülmüş olup, katılımcıların %38'i kadın, %62'si erkektir. Anketin 8. sayfasında 'tüm ülkelerde kadın katılımcılar, önümüzdeki 12 ay içinde Suriye'ye dönme konusunda daha az istekli olduklarını belirtmişlerdir' ifadesi yer almasına rağmen, bu cinsiyet dengesizliği, BM'nin resmi geri dönüş kolaylaştırma stratejisinin temelini oluşturan anketin temsil kabiliyeti hakkında ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Kadınların medeni ve ebeveynlik durumu, geri dönme veya kalma niyetlerini güçlü bir şekilde etkileyebilir, bu da veri toplama sürecinde cinsiyet dengesinin ve temsilin önemini ve veri analizinde ayrıştırmanın önemini vurgulamaktadır.

o Önümüzdeki 12 ay içinde Suriye'ye dönmeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna evet yanıtını veren anket katılımcılarının %27'sinin, Suriye'ye kalıcı olarak geri dönme niyetini mi yoksa sadece bir gidip-görme ziyaretine olan ilgilerini mi ifade ettiği belirsizdir.

o Ek olarak, hane reislerinin, bekar ebeveynlerin ve bakıcıların ve bağımlısı olmayan evlenmemiş bireylerin niyetleri bu ankette homojenleştirilmiştir. Bu grupların geri dönüş niyetlerini farklı faktörler farklı seviyelerde etkilediğinden, anket sonuçlarının tüm mülteci popülasyonuna genel bir şekilde uygulanmadan önce verilerin ayrıntılı bir şekilde ayrıştırılması önemlidir."

o UNHCR, Suriyeli mültecilerin ağırlıklı olarak kısa vadede Suriye'ye dönmek istediklerini ve bu nedenle 2018 CPSS ve 2019 ROF'de özetlenen aşamalı ve temkinli bir yaklaşımın artık anlamlı olmadığını ima ederken, UNHCR'nin Aralık 2024'te yayınladığı bir güncelleme, “mültecilerden alınan yardım hattı çağrılarının çoğunun ev sahibi ülkelerdeki kalışlarıyla ilgili olduğunu” belirtmiştir. Mülteciler, statülerinde herhangi bir politika değişikliği olup olmayacağını ve hizmetlere veya yeniden yerleşim işlemlerine erişimlerinin devam edip etmeyeceğini öğrenmek istemişlerdir. Ayrıca, “pek çok kişi geri dönüşle ilgilenmesine rağmen, mültecilerin çoğu 'bekle ve gör' tutumunu benimsemiş, çeşitli kritik konularda açıklık talep etmişlerdir. Başlıca endişeleri, siyasi istikrarın sağlanması, geldikleri bölgelerdeki güvenlik koşulları ve temel hizmetlere erişim konularında yoğunlaşmaktadır.”

o 2025'in sonuna kadar 1,5 milyon Suriyeli mültecinin geri döneceği öngörüsü, 27%'lik oranın bölgede yaşayan 5,5 milyon Suriyeli mülteciye uygulanmasına dayandırıldığı gözükmektedir. Oysa 27%'lik oran, Lübnan, Ürdün, Mısır ve Irak'taki (Türkiye hariç) mülteciler arasında yapılan bir anketten elde edilirken, 5,5 milyon sayısı Türkiye'deki Suriyeli mültecileri de içermektedir. RPIS katılımcılarının önümüzdeki 12 ay içinde geri dönme niyetini belirten yüzdesini (%27) gerçekten anket yapılan dört ülkedeki kayıtlı/kaydedilmiş mülteci sayısına (2,541 milyon) uygularsak, 2025'in sonuna kadar öngörülen geri dönen Suriyeli sayısı 687.000 olacaktır.

• Potansiyel geri dönüşçülerin kendi belirttiği önceliklerle uyumlu değil: Önümüzdeki 12 ay içinde geri dönmeyi planlayanlar arasında, belirli geri dönüş yardımı talepleri genel önceliklerinde düşük sıralarda yer almaktadır. Şubat 2025 RPIS'de, önümüzdeki 12 ay içinde geri dönmeyi planlayanların %55'i geri dönüşle ilgili endişelerini dile getirmekte, çoğunluğu güvenlik endişelerini; mevcut konut veya mülklerinin durumuyla ilgili endişeleri; Suriye içindeki ekonomik zorlukları; mevcut hizmetlerle ilgili endişeleri; veya ev sahibi ülkelerde borçlanmış olmalarıyla ilgili endişeleri vurgulamaktadır. Geri dönüş için ulaşım maliyeti ve geri dönenlerin geri dönüşte alabilecekleri yardım türleri, önümüzdeki 12 ay içinde geri dönmeyi planlayan kişilerin ilk 5 önceliği arasında yer almamaktadır.

Benzer şekilde, RPIS katılımcılarına "önümüzdeki on iki ay içinde Suriye'ye dönmenizi engelleyen başlıca nedenler nelerdir?" sorusu sorulduğunda, en üstteki yanıtlar arasında "mevcut konut ve/veya mülküm/konutumla ilgili endişeler" , "güvenlik endişeleri", "Suriye'deki ekonomik zorluklar" ve "mevcut hizmetlerle ilgili endişeler (sağlık, eğitim, su, elektrik, altyapı vb.)" yer almıştır. Bu, büyük ölçekli bir geri dönüş kolaylaştırma operasyonunu finanse etmek yerine, mültecilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönmelerini desteklemek isteyen bağışçıların, statü temelli bir yaklaşım yerine ihtiyaç temelli bir yaklaşımla, Suriye'nin tamamında erken iyileştirme ve yeniden inşa çabalarına öncelik vermesi gerektiğini göstermektedir.

• Mülteci liderliğindeki kuruluşlarla iş birliği ve koordinasyon eksikliği: Yeni Gönüllü Geri Dönüş Çerçevesi, Suriyeli mülteci liderliğindeki kuruluşların (RLO'lar) anlamlı katılımı olmadan geliştirilmiştir. Bu, RLO'ların Suriyeli mültecilerin ihtiyaçları ve bakış açıları hakkında benzersiz içgörülere, erişime ve bilgiye sahip olmasına rağmen böyledir. Yeni Çerçevesinin geliştirilmesinin bir parçası olarak, UNHCR 2024'ün sonunda mevcut Bölgesel Kalıcı Çözümler Çalışma Grubu (RDSWG) içinde bir geri dönüş Görev Gücü toplamıştır. Mülteci Koruma Gözetimi (RPW) üyesi Basmeh & Zeitooneh dahil olmak üzere, mülteci liderliğindeki kuruluşların (RLO'lar) bu süreçlere dahil olma yönündeki açık talepleri, UNHCR tarafından herhangi bir gerekçe sunulmaksızın reddedilmiştir.

RLO'lar, RPW üyesi Women Now for Development dahil olmak üzere, daha sonra yeni Çerçevenin uygulanmasına katılmaya davet edilmiş, ve bu olumlu bir gelişme olarak kabul edilmiştir. Ancak, RLO'ların Çerçevenin oluşturulmasına anlamlı katılımının olmaması, UNHCR'nin kendi 9 numaralı Koruma Eşiği 'Mülteciler ve geri dönenler, geri dönüş ve yeniden entegrasyon sürecinin planlanmasına ve uygulanmasına etkin bir şekilde katılabilirler' ve Mültecilere İlişkin Küresel Sözleşme(paragraf 37 ve 40) ile çelişmektedir.

• Kusurlu kategoriler kullanmak: 2025 RPIS'de, UNHCR yine önümüzdeki 12 ay içinde Suriye'ye dönmeyi planlayan, beş yıl içinde dönmeyi umut eden ve ayrıca bir gün dönmeyi umut eden katılımcıları içeren "genel olarak geri dönme umudu" gibi genel bir kategori kullanılmaktadır. Böyle bir kategori kullanan 2025 RPIS, mültecilerin %80'inin "genel olarak geri dönme umudu" olduğunu, %12'sinin böyle bir umudu olmadığını ve %8'inin kararsız olduğunu belirtmektedir. "Genel olarak geri dönme umudu" kategorisinin oluşturulması, UNHCR'nin metodolojik yaklaşımındaki ciddi kusurları ortaya koymaktadır, çünkü "genel umut" kategorisinin temelini oluşturan üç sorunun doğası gereği temelde farklı olduğu unutulmamalıdır.

2025 RPIS'de kusurlu bir "genel olarak geri dönme umudu" kategorisi oluşturmaya ek olarak, UNHCR'nin Gönüllü Geri Dönüş Çerçevesi bu kategorinin veri bulgularını başka bir kategoriyle ("bir gün dönmeyi umut ediyor musunuz?") değiştiriyor:

• 6 Şubat 2025'te yayınlanan 2025 RPIS'de, katılımcıların %80'inin "genel olarak geri dönme umudu" olduğu ve katılımcıların %43'ünün "bir gün Suriye'ye dönmeyi umut ediyor musunuz?" sorusuna "evet" yanıtı verdiği belirtilmektedir.

• Yine 6 Şubat 2025'te yayınlanan Gönüllü Geri Dönüş Çerçevesi'nde, katılımcıların %80'inin "bir gün Suriye'ye dönmeyi umut ediyor musunuz?" sorusuna "evet" yanıtı verdiği belirtilmektedir.

3. SONUÇ VE İLERİYE DÖNÜK TAVSİYELER

Tüm mülteciler, kendi seçtikleri bir zamanda menşe ülkelerine geri dönme temel hakkına sahiptir ve tüm geri dönüşler gönüllü, onurlu ve güvenli olmalıdır.

8 Aralık 2024'ten bu yana sahadaki son değişiklikler ve geri dönenlerin sayısındaki artış göz önüne alındığında, uluslararası aktörler, gönüllü olarak Suriye'ye dönmeyi seçen kişilere nasıl daha fazla destek sağlayabileceklerini acilen değerlendirmelidir. Ancak, sahadaki yeni gerçeklerin kalıcı nitelikte olup olmayacağının henüz belli olmadığı bir bağlamda, uluslararası aktörler dikkatli ve temkinli bir şekilde hareket etmelidir. Ayrıca, geliştirilmiş geri dönüş programlarının Suriyeli mülteciler için istemeden koruma risklerine yol açmamasını sağlamalıdırlar. Bu riskler şunları içerebilir, ancak bunlarla sınırlı değildir:

Suriye'ye erken geri dönüşleri teşvik etmek, geri dönen Suriyelilerin güvenli ve onurlu geri dönüş koşullarının sağlanmadığı bir durumda kalmasına ve bunun sonucunda tekrar Suriye'den kaçmalarına neden olabilir. Ancak, komşu ev sahibi ülkeler son yıllarda daha katı politikalar benimsediği için, bu "yeniden geri dönenler" Suriye'ye dönmeden önceki durumlarından bile daha kötü bir duruma düşeceklerdir. İnsan kaçakçılarının insafına kalma, yasal boşluklar ve artan yoksulluk gibi risklere daha açık hale geleceklerdir. Bu durum, AB ülkeleri de dahil olmak üzere, Suriyeli mültecilerin daha fazla ileriye dönük göç hareketini tetikleyebilir.

• Ev sahibi ülke hükümetlerinin agresif geri dönüş/sınır dışı etme kampanyalarını cesaretlendirmek, muhtemelen Suriyeli mültecilerin, AB ülkeleri de dahil olmak üzere, daha fazla ileriye dönük göç hareketini tetikleyecektir.

• Hızla daralan donör bütçeleri bağlamında, fonların gönüllü geri dönüş programlarına yönlendirilmesi, Suriyeli mültecilerin büyük çoğunluğunun kısa ve orta vadede kalmayı tercih ettiği komşu ülkelerdeki insani yardım ve koruma faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin aleyhine olacaktır.

Bu arka plan ışığında, kuruluşlarımız, geliştirilmiş geri dönüş programlarının dikkatli, kademeli ve aşamalı bir pilot yaklaşımıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu yaklaşımın temel unsurları şunları içerecektir:

• UNHCR, gelecekteki geri dönüş planları ve hazırlıkları için mevcut Kapsamlı Koruma ve Çözüm Stratejisi'ni (CPSS) temel alması ve bu stratejideki 'koruma eşiklerini' güncellemek üzere bir çalışmanın başlatılması. Kısa vadede, UNHCR, 1) mülteci liderliğindeki kuruluşların tüm geri dönüş programlamasının tasarımına, uygulanmasına ve değerlendirilmesine anlamlı bir şekilde katılmasına ve şekil vermesine izin verildiği; 2) geri dönüş hazırlık planlarının daha da geliştirildiği; 3) geri dönüş yardım pilot projelerinin kademeli olarak ölçeklendirildiği ve 4) Suriye'ye dönen kişilerin Suriye içinde artan insani yardım ve erken iyileştirme programlarına tam erişiminin olduğu bir "faz 1" yaklaşımına bağlı kalmalıdır.

• Suriye içindeki devam eden insani yardım ve erken iyileştirme programlarını desteklemek için artırılmış donör desteği ve Suriye'de çatışmaya duyarlı bir yeniden inşa çabasını sağlamak için artırılmış bağışçı çabaları.

• Geri dönenler ve geri dönmeyenler için yaşam koşullarının sürdürülebilir bir şekilde iyileştirilmesini sağlamak amacıyla tüm sektörel yaptırımların koşulsuz olarak kaldırılması.

• UNHCR'nin Suriye içindeki ana sınır geçişlerinde ve ana geri dönüş alanlarında izleme kapasitelerini artırma planlarına artırılmış donör desteği ve UNHCR'nin güncellenmiş bir koruma eşikleri listesine karşı ilerlemeyi düzenli olarak izleme ve analiz etme konusunda açık bir taahhüdü.

• Mülteci barındıran ülkelerin (bölge içinde ve dışında), yerinden edilmiş Suriyelilerin menşe yerlerini ziyaret edebilmeleri ve durumu kendilerinin değerlendirebilmeleri için, kalıcı olarak geri dönme zorunluluğu olmaksızın ve yasal statü kaybına karşı sürekli koruma ile Suriye'ye "gidip görme" ziyaretlerine izin vermesi.

• Komşu ev sahibi ülkelerde kalmayı tercih eden mülteciler için insani yardım ve koruma alanını korumak için devam eden donör finansmanı ve çabaları.

Whatsapp