1- Suriye’nin Güvenliğinde Türkiye’nin İstikrarlaştırıcı Gücü Paneli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un açılış konuşmaları yapacakları panele, Suriye Geçiş Hükümeti Enformasyon Bakanı Muhammet Yakub el-Ömer’in de katılması bekleniyor. Toplantıda ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Barış Diplomasisi: Suriye Örneği kitabı da tanıtılacak.’
2- Suriye Konusunda Paris Konferansı’nın Ortak bildirisi (13 Şubat 2025).
“Suriye halkının daha güvenli, daha umut verici, daha müreffeh ve daha barışçıl bir gelecek inşa etmesi desteklenecek”: Fransa, Suriye, Bahreyn, Kanada, Mısır, Almanya, Yunanistan, Irak, İtalya, Japonya, Ürdün, Kuveyt; Lübnan, Umman, Katar, Suud, Arabistan, İspanya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, AB ve BM Suriye Özel Temsilcisi, Arap Birliği Genel sekreteri, Körfez Ülkeleri İş birliği Konseyi Genel Sekreteri.
3. UNHCR (BMMYK) Suriye Güncelleme raporu No 14: 13 Şubat 2025 itibarıyla,
UNHCR, 8 Aralık 2024'ten bu yana yaklaşık 279.620 Suriyelinin Suriye’ye döndüğünü tahmin ediyor. UNHCR, İçişleri Bakanlığı verilerine atıfta bulunarak, Aralık başından bu yana yaklaşık 81.576 Suriyelinin Türkiye’den ülkesine geri döndüğünü belirtti.
4. ETENA Raporu Güncelleme #18: 15 Şubat 2025:
(ETANA, Suriye’de çalışan bağımsız bir örgüt olup siyasi karar vericilerle koordineli faaliyet gösteriyor.)
“Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmad al-Shara’a, ülkenin Esad sonrası siyasi geçişinde önemli bir adım olması beklenen Ulusal Diyalog Konferansı’nı organize etmekle görevli bir hazırlık komitesinin oluşturulduğunu açıkladı. Çarşamba günü tanıtılan komite, konferansa giden danışma sürecini denetleyecek beş erkek ve iki kadın, yedi üyeden oluşuyor.”
Suriye’nin Güvenliğinde Türkiye’nin İstikrarlaştırıcı Gücü Paneli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un açılış konuşmaları yapacakları panele, Suriye Geçiş Hükümeti Enformasyon Bakanı Muhammet Yakub el-Ömer’in de katılması bekleniyor. 19 Şubat 2025’de Ankara’da düzenlenecek toplantıda, ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Barış Diplomasisi: Suriye Örneği kitabıda tanıtılacak.’ Panelde ele alınacak konu başlıkları şöyle: Suriye’nin Güvenliğinde Türkiye’nin İstikrarlaştırıcı Gücü; Türkiye’nin Güvenlik Politikaları ve Terörle Mücadele; Türkiye’nin İnsani Yardımları ve Suriye’nin Yeniden Yapılandırma Çalışmaları.
PARİS SURİYE KONFERANSI - ORTAK BİLDİRİ (13 ŞUBAT 2025)
Fransa, Suriye, Bahreyn, Kanada, Mısır, Almanya, Yunanistan, Irak, İtalya, Japonya, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Suudi Arabistan, İspanya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi, Arap Ligi Genel Sekreterliği ve Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliğinin ortak bildirisi.
Suriye’deki durum üzerine Akabe’de (14 Aralık 2024) ve Riyad’da (12 Ocak 2025) gerçekleştirilen bakanlar düzeyindeki toplantıların ardından, Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Suriye Arap Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Kanada, Mısır Arap Cumhuriyeti, Almanya Federal Cumhuriyeti, Yunanistan Cumhuriyeti, Irak Cumhuriyeti, İtalya Cumhuriyeti, Japonya, Ürdün, Haşimi Krallığı Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, İspanya Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Arap Ligi Genel Sekreterliği ve Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliği’nin temsilcilerini Paris’te bir araya getirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, görüşmelerde yer aldı. Suriye geçiş hükümetinin Suriye halkının özgürlük ve haysiyetine yönelik isteklerini tam olarak karşılama, bölgesel ve küresel çevreyle tamamen bütünleşmiş özgür, kapsayıcı, birleşik, egemen, istikrarlı ve barışçıl bir Suriye’nin inşasına katkıda bulunma arayışında olduğunu belirterek Akabe ve Riyad’da başlatılan ve Paris’te devam eden bu görüşmelerin, Suriye geçiş hükümeti tarafından yürütülen süreç destek sunmasını istedi.
Bu bağlamda Mart ayında Avrupa Birliği tarafından Brüksel’de düzenlenecek olan konferans uluslararası çabaları daha fazla harekete geçirmek için bir fırsat olacaktır. Katılımcılar, aşağıdaki hedeflere ulaşmak için birlikte çalışmak istediklerini dile getirmiştir:
- Suriye liderliğinde ve Suriye mülkiyetiyle yürütülecek bir süreç çerçevesinde, Suriye halkının daha güvenli, daha umut verici, daha müreffeh ve daha barışçıl bir gelecek inşa etmesini sağlamak amacıyla, BM Güvenlik Konseyi 2254 (2015) sayılı Kararı’nın temel ilkeleri doğrultusunda, Esad sonrası geçiş sürecinin başarılı olmasını sağlamak. Suriye Devlet Başkanı’nın 29 Ocak tarihli konuşmasında belirtilen öncelikleri dikkate alarak: hukuki ve meşru bir yönetim kurmak; özellikle bir geçiş dönemi adalet sistemi kurarak ve kişisel hesaplaşmaların önüne geçerek sivil barışı korumak; Suriye halkının güvenliği için çalışabilecek şekilde silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri olmak üzere devlet kurumlarını yeniden inşa etmek; ülkenin ekonomisini canlandırmak; dayanışma, karşılıklı saygı, egemenlik ve ortak çıkarlar temelinde Suriye’nin bölgesel ve uluslararası platformlardaki konumunu yeniden tesis etmek.
- Başkan El-Şara’nın 30 Ocak’ta duyurduğu Ulusal Diyalog Konferansının, Suriye toplumunun tüm kesimlerinin yanı sıra yurt dışındaki Suriye diasporası üyelerinin katılımıyla toplanmasını desteklemek. Katılımcılar, Suriye geçici hükümetinin serbest ve adil seçimler yapılana kadar belirleyeceği kapsayıcı diyalog mekanizmalarını da desteklemeyi taahhüt etmiştir. Suriye’nin ortakları, Suriye geçici hükümetinin 12 Şubat’ta ulusal konferans hazırlık komitesini atamasını memnuniyetle karşılamıştır.
- Suriye geçici hükümetinin, tüm Suriyeliler için insan haklarını ve temel özgürlükleri koruma konusunda mevcut taahhüdünü kabul etmek ve desteklemek.
- Suriye geçici hükümetine, terörist grupların Suriye topraklarında güvenli bölge kurmalarını engellemek, tüm aşırılık ve terörizm biçimlerine karşı mücadele etmek ve terörist örgütlerin Suriye topraklarında yeniden doğuşunu engellemek için gereken desteği sağlamak. Katılımcılar, bu grupların Suriye’de gerçekleştirdikleri çok sayıda terör eylemini kınamıştır.
- Suriye’deki tüm düşmanlıkları sona erdirmek, müzakere yoluyla ulaşılacak bir siyasi çözüm çerçevesinde Suriye topraklarının geri kalan kısımlarının birleştirilmesi ve tüm Suriyeli aktörlerin Suriye’nin ulusal gündemine tam anlamıyla bağlılık göstermeleri çağrısında bulunmak.
- Birleşmiş Milletler Antlaşması ilkeleri, uluslararası hukuk ve 1974 yılında Suriye Arap Cumhuriyeti ile İsrail arasında Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması ve BM Gözlem Gücü’nün kurulmasına ilişkin BMGK 350 sayılı kararının da dahil olduğu, ilgili BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlar doğrultusunda Suriye’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve birliğini sağlamak.
- Uluslararası toplumu, insani yardımın hacmini ve hızını artırmaya, erken iyileşme ve kalkınma yardımlarının miktarını artırarak Suriye halkının ihtiyaçlarını karşılamaya, ülkenin yeniden inşasına ve bölgesel ve uluslararası entegrasyonunu teşvik etmeye çağırmak. Esad sonrası geçiş çerçevesi ilerledikçe ve ilgili reformlar uygulamaya kondukça, ilgili ülkeler, Suriye halkının çıkarlarını, Suriye ekonomisinin toparlanmasını ve siyasi geçişi engelleyen ekonomik yaptırımların mümkün olan en kısa sürede kaldırılması gerektiği konusunda çalışmalarını vurgulamışlardır. Ayrıca, Suriye’nin yardım ve yeniden inşa çalışmalarını koordine etmek için yeni bir çerçeve oluşturmanın önemini belirtmişlerdir.
- Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Suriye geçici hükümeti ile irtibat kurarak, Suriye’deki Birleşmiş Milletler faaliyetleri hakkında müzakerelere devam etmek, insani yardım, teknik yardım ve erken toparlanma desteğini artırmak için iş birliği yapmak.
- Suriye’nin liderliğindeki Suriyeliler ve yabancı vatandaşların kayıp vakalarını çözme çabalarının yanı sıra, hesap verebilirlik ve cezasızlık ile mücadele çabaları desteklemek. Katılımcılar, 12 Şubat’ta Paris’te bir araya gelen Suriyeli sivil toplum temsilcilerinin taleplerini dikkate alarak ve Birleşmiş Milletler’in uluslararası mahkemeleri ve özel mekanizmaları ile sivil toplum öncülüğündeki birçok çaba da dahil olmak üzere ulusal adalet sistemleri tarafından yürütülen çalışmaları tanıyarak, bir geçiş dönemi adalet sisteminin uygulanmasını desteklediklerini teyit etmişlerdir.
- Devam eden diyaloğu sağlamak, uluslararası toplumun stratejik koordinasyonunu sürdürmek ve Suriye halkının meşru isteklerini gerçekleştirmesine, onlarca yıldır süren bölünme ve izolasyona son vermesine ve barışçıl, müreffeh ve istikrarlı bir gelecek inşa etmesine yardımcı olmak için uzun vadeli bir ‘Suriye Geçiş Desteği’ grubu oluşturulmasını değerlendirmek.
Katılımcılar, önümüzdeki geçiş döneminin aşağıda belirtilen prensiplerin korunması açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekmiştir. Katılımcıların güvence altına almak için mümkün olan her şeyin yapılacağını belirttiği ilkeler:
- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Karar 2254'ün temel ilkelerine dayalı olarak barışçıl, güvenilir, düzenli ve hızlı bir kapsayıcı geçiş, tüm Suriye toplumunun bileşenlerini temsil eden ve başlangıçtan itibaren kadınları da içeren temsili ve kapsayıcı bir yönetimin oluşturulabilmesi. Suriye’nin uluslararası ortakları, Suriye geçici hükümetinden gerçekçi, net ve şeffaf bir geçiş takvimi oluşturmasını ve buna bağlı kalması çağrısında bulunmuşlardır. Bu takvim, anayasa reformu ve koşullar sağlandığında serbest ve adil seçimlerin düzenlenmesini içermektedir. Katılımcılar, BM’nin Suriye’nin siyasi geçiş sürecini desteklemedeki önemli rolünü yeniden teyit etmişlerdir ve bu bağlamda Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisinin çabalarını tekrar desteklemişlerdir.
- Suriye ile komşuları arasında karşılıklı saygı, egemenlik ve toprak bütünlüğüne dayalı uyumlu bir birliktelik. Katılımcılar, Suriye topraklarının hiçbir ülke için tehdit oluşturmaması gerektiğini, teröristlere sığınak sağlamaması gerektiğini ve dış devletlerin Suriye halkı için tehdit oluşturabilecek aktörleri desteklememesi gerektiğini hatırlatmıştır. Ayrıca, on yıl süren DAESH karşıtı savaşın kazançlarını korumanın önemini vurgulamıştır. DAESH’in hala uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, teröristlerin ve terörist grupların Suriye’ye ve Suriye’den hareketini engelleme niyetlerini yeniden dile getirmiştir.
- Hoşgörü ve barışçıl birlikte yaşam ilkelerinin teşvik edilmesi, nefret söylemi, ırkçılık, cinsiyet ayrımcılığı ve aşırılıkçılıkla mücadele için önlemler alınması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı 2686 ile uyumlu olarak.
- Herkes için insan hakları ve temel özgürlüklerin korunması.
- OPCW (Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü) ile iş birliği içinde ve Suriye’nin taraf olduğu Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne uygun olarak, kimyasal silah stoklarının güvenli bir şekilde imha edilmesi,
- BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ile iş birliği içinde, Captagon üretimi ve kaçakçılığıyla, organize suç ağlarıyla etkin bir şekilde mücadele edilmesi,
- Suriye geçiş hükümeti ile koordinasyon ve iş birliği içinde, tüm Suriye topraklarında kesintisiz ve sürdürülebilir insani erişimi ve ülke içinde yerlerinden edilmiş kişilerin hareket özgürlüğünün desteklenmesi.
- Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Suriye’ye dönüşler konusundaki tutumu ile aynı doğrultuda, özellikle mülkiyet haklarının geri kazanılmasına odaklanarak, gönüllü ve kalıcı mülteci dönüşü için gerekli koşulların sağlanmasına ve ekonomik toparlanmaya destek verilmesi.
- Suriye geçici hükümeti ile koordinasyon içinde, hapishanelere erişimin kolaylaştırılması, ilgili uluslararası hukuka uygun olarak hesap verebilirlik ve cezasızlıkla mücadeleyi garantileyen mekanizmaların kurulması ve kayıp Suriyeli ve yabancı vatandaşların vakalarını çözmek için çabaların başlatılması.
- Suriye’nin kültürel mirasının ülkenin kalkınması için öneminin kabul edilmesi. Katılımcılar, Suriye mirasının korunması, rehabilitasyonu, muhafazası ve tanıtılması için destek verme taahhüdünde bulundular.
- Tüm yabancı diplomatik tesislerin ve personelinin korunması.
UNHCR (BMMYK) Suriye Bölgesel Raporu No 13, 13.02.2025 (Özet)
- 13 Şubat 2025 itibarıyla, UNHCR, 8 Aralık 2024'ten bu yana yaklaşık 279.620 Suriyelinin Suriye’ye döndüğünü tahmin etmektedir.
- Sınır ötesi koordinasyon çerçevesinde ve Kolaylaştırılmış Gönüllü Dönüş ve Ulaşım Yardımı Programı kapsamında, UNHCR, Ürdün’de ve Suriye içinde en savunmasız durumdaki geri dönenler için ücretsiz ulaşım sunmaya devam etmiştir.
- Ürdün, Mısır ve Lübnan’daki, mülteciler dönüş konusunda isteklerini ifade etmeye devam ederken, aynı zamanda güvenlik, altyapı hasarı, sınırlı hizmetler, geçim kaynakları fırsatları konusunda endişelerini dile getirmekte ve dönüş süreçleri hakkında bilgi talep etmektedirler. Mülteciler ayrıca, ailelerinin dönüş konusunda bilinçli kararlar almalarına yardımcı olmak için Türkiye tarafından kolaylaştırılan ‘’git- gör’’ ziyaretlerine benzer ziyaretleri tercih etmektedirler.
- Akabe’de (14 Aralık 2024) ve Riyad’da (12 Ocak 2025) gerçekleştirilen bakanlar düzeyindeki toplantıların ardından, Fransa, Suriye’deki durum üzerine Paris’te Cumhurbaşkanı Macron’un da katıldığı üst düzey bir bakanlar konferansı düzenlenmiştir. Konferans Ortak Bildirisi mültecilerin Suriye’ye gönüllü ve kalıcı dönüşü için gerekli koşulların sağlanması, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Suriye’ye dönüşler konusundaki görüşleri doğrultusunda ekonomik toparlanmaya destek verilmesi ve özellikle mülkiyet haklarının geri kazanılmasına odaklanılmasının önemine değinmiştir.
Türkiye
Türkiye’nin çeşitli illerinde ve belirlenen beş sınır kapısında (Cilvegözü/Bab al Hawa, Yayladağı/Keseb, Öncüpınar/Bab al Salama, Karkamış/Jarablus ve Akçakale/Tel Abyad) gönüllü dönüş süreçleri devam etmektedir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, aralık başından bu yana yaklaşık 81.576 Suriyeli ülkesine geri dönmüştür. Dönüşlerin temel nedenleri arasında siyasi gelişmeler, güvenlik durumundaki iyileşme ve aile birleşimi gösterilebilir. Şam’da bulunan Türk Büyükelçiliği, 10 Şubat 2025 tarihinden itibaren Türkiye’ye yapılacak vize başvurularının ‘’Visa for The Globe’’ adlı aracı şirket aracılığıyla gerçekleştirileceğini açıklamıştır. Öte yandan, Türkiye ve Suriye arasındaki ticaret ilişkilerinde de önemli bir adım atılmıştır. Türkiye, Suriye’ye uygulanan ticaret kısıtlamalarını kaldırarak, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlamıştır. Bu karar, standart dış ticaret düzenlemeleri kapsamında ihracat, ithalat ve transit ticaretinin normalleşmesini sağlamış olup, Aralık 2024'te yapılan anlaşmalar doğrultusunda atılmış bir adımdır. Metal hurdası üzerindeki kısıtlamalar ise halen devam etmektedir.
Etana Raporu 18. Suriye Güncellemesi
YÖNETİCİ ÖZETİ:
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmad al-Shara, beklenen Ulusal Diyalog Konferansı’nı organize etmek için ilk adımları attı ve konferans için zemin hazırlamakla görevli bir hazırlık komitesi atadı. Komite, biri Hristiyan diğeri Müslüman olmak üzere iki kadın ve Hay’at Tahrir al-Sham (Şam Kurtuluş Heyeti-HTŞ) ile ideolojik veya siyasi bağlantıları olan beş erkekten oluşuyor. Bu duyuru, Suriye içindeki gruplar ve diğer önemli yerel paydaşlarla resmi etkileşimin en az olduğu haftaların ardından iç meselelere yönelmek için bir adım niteliği taşıyor. Suriye’nin ulusal kimliğini, anayasasını ve gelecekteki seçim sürecini tanımlamak için bir temel oluşturan, henüz tarih belirlenmemiş bu konferans, kapsayıcı bir sivil hükümete geçişin şekillendirilmesinde kritik bir adım temsil ediyor. Ancak, komitenin HTS içindeki isimler tarafından büyük ölçüde şekillendirilmesi, grubun ülke politikasındaki hâkimiyetine ve önemli aktörler ile azınlık grupların potansiyel dışlanmasına dair endişeleri yeniden gündeme getiriyor. Bu durum, al-Shara’a dönemindeki fiilen ve geçici liderliğin ilk iki ayını tanımlayan bir eğilimi sürdürüyor.
GEÇİCİ YÖNETİM
Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmad al-Shara’a, ülkenin Esad sonrası siyasi geçişinde önemli bir adım olması beklenen Ulusal Diyalog Konferansı’nı organize etmekle görevli bir hazırlık komitesinin oluşturulduğunu açıkladı. Çarşamba günü tanıtılan komite, konferansa giden danışma sürecini denetleyecek beş erkek ve iki kadın, yedi üyeden oluşuyor. Komite, Bashar al-Assad’ın düşüşünün ardından Suriye’nin ulusal kimliğini, anayasasını ve gelecekteki seçim sürecini tanımlamakla görevlendirildi. Konferansın Suriye’nin siyasi geleceğini şekillendirmede kritik bir rol oynaması bekleniyor. Komitenin kurulması memnuniyetle karşılansa da komitenin yokluğu, geçici yetkililerin konferansı Ocak’tan itibaren sürekli ertelemesinin nedenlerinden biriydi, geçici yönetimlerin bir sonraki adımları dikkatlice sahnelemeye niyetli olduğuna dair hâlâ işaretler var. Özellikle, konferansın boyutu, başlangıçta belirtilen 1.200-1.500 kişilik sayının yaklaşık üçte biri kadar azaltıldı; bu durum, konferansı daha az temsilci ve kapsamlı hale getirdi. Ayrıca, hazırlık komitesine atanan tüm erkekler, HTS ile ideolojik veya siyasi bağlantıları olan muhafazakâr İslamcı akademisyenler ve yöneticilerden oluşuyor.
Askeri cephede, Savunma Bakanlığı, yeni oluşturulmuş Suriye ordusu altında askeri yeniden yapılandırma hazırlamak için bir komisyon kurdu. Yetkililer, bu komisyonun silahlı grupları tek bir güçte birleştirip entegrasyonunu sağlamak için çalışmasını umuyor. Komisyon, ülke genelindeki grupların silah, personel ve varlıklarına dair derinlemesine bir envanter çıkarmakla görevlendirildi ve devlet dışı silahlı grupların tasfiye sürecini denetleyecek. Savunma Bakanlığı için birkaç önemli atama da açıklandı: General Anas Darwish İdari İşler Departmanı’nı denetleyecek ve General Muhammad Mansour artık Subay İşleri Departmanı’nı yönetecek. Önemli bölgelerde de komuta pozisyonları dolduruldu: Haitham al-Ali Homs Bölümü’nü, Bunyan Ahmad al-Hariri Daraa Bölümü’nü ve Abu al-Qassim Bayt Jinn, Suriye Hava Kuvvetleri’ni yönetecek. Ayrıca, Şam, Hama, Badia bölgesi ve İdlib’de güvenlik ve operasyonel kapasiteyi artırmak için yeni askeri birlikler kuruluyor.
Ayrıca, geçici Savunma Bakanı Marhaf Abu Qasra ile güneydeki grupların liderleri arasında Suriye ordusunun “Güney Bölümü”nü oluşturma konusunda görüşmeler de devam ediyor; bu, Ahmad al-Awdeh’in gruplarını yeni oluşturulmuş Suriye ordusu içinde bir blok olarak etkili bir şekilde dahil edecektir. Tüm bu yeni duyurular arasında, Savunma Bakanlığı, askeri birimlerin medya üyeleriyle konuşmalarını yasaklayan bir talimat da yayımladı.
Ancak, Türk destekli Suriye Ulusal Ordusu (SNA) gruplarının Savunma Bakanlığı ile yapılan tartışmalarda yer almadığı dikkate değerdir. Bunun nedenlerinden biri, kaçakçılık yolları ve Türkiye ile bir sınır geçişi üzerindeki kontrol için SNA içinde yaşanan çatışmalar olabilir. SNA’nın Askeri Polisi ile Failaq al-Sham arasında Tal Abyad’da şiddetli çatışmalar patlak verdi; bu durum her iki taraf için de ciddi yaralanmalara yol açtı ve sivil halk arasında geniş bir panik yarattı.


