Türkiye’de Standartlaştırılmış Yönlendirme Mekanizmaları Nasıl Geliştirilebilir ve Göç Alanında Çalışan Paydaşlar Tarafından Nasıl Daha İyi Kullanılabilir? Konferansı:
‘Kamu kurum ve kuruluşlarıyla, STK’lar arasındaki ilişkilerin ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerekiyor’
World Vision International, İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) ve Uluslararası Mavi Hilal İnsani Yardım ve Kalkınma Vakfı ortaklığında ve Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım Bürosu katkıları ile düzenlenen “Türkiye’de Standartlaştırılmış Yönlendirme Mekanizmaları Nasıl Geliştirilebilir ve Göç Alanında Çalışan Paydaşlar Tarafından Nasıl Daha İyi Kullanılabilir?” Konferansı, 17 Kasım 2020 tarihinde, online olarak gerçekleştirildi.
Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım Bürosu Teknik Danışmanı Christophe Gadrey, World Vision Suriye Acil Müdahale Direktörü Eka Zhvania, İGAM Başkanı Metin Çorabatır ve IBC Program Koordinatörü Duygu Fendal’ın açılış konuşmalarını yaptığı konferansta, önce, 8 Kasım 2019 tarihinde düzenlenen Kamu Kurumları ve Sivil Toplum Kuruluşları Arasındaki Yönlendirme Mekanizmalarının Güçlendirilmesi Konferansı’nın sonuçları ele alındı.
3 temel sorunun cevabı arandı
Daha sonra katılımcılar 6 gruba ayrılarak, aşağıdaki üç sorunun cevabını tartıştılar:
1-COVID-19 dolayısıyla sağlanan hizmetlerde yaşanan temel zorluklar nelerdi? Kurumunuz bu zorluklarla nasıl başa çıktı?
- Kamu kurumları, sivil toplum kurumları ve diğer aktörlerin sağladığı hizmetlere yönelik hızlı ve kaliteli yönlendirme süreçlerinin sağlanabilmesi için nelerin iyileştirilmesi gerekli?
- Sahadaki aktörler, hem sanal ortamdaki hem de fiziksel olarak yapılan yönlendirmeleri nasıl güçlendirebilir?
Öğle arasından sonra grup sözcüleri, tartıştıkları konuların sonuçlarını katılımcılarla paylaştılar.
Kapanış konuşmalarıyla sonuçlanan konferansın sonuçlarını içeren rapor, kitapçık halinde yayınlanacak.
İlgili yasa revize edilmeli
İGAM Başkanı Metin Çorabatır, “STK’ların topluma yakın çalışmalarının, yaratıcılık konusunu da körüklediğini belirterek, şu görüşleri paylaştı:
“Mültecilerin seslerini ve önerilerini yeterince duyurma konusunda STK’ların önemi büyük. Mültecilerin seslerinin duyurulması Türk toplumunun refahına da katkı sağlıyor. Kamu kurumlarıyla, STK’lar arasında işbirliğinin geliştirilmesi ve hizmetlerin standartlaştırılması gerekiyor.
Mültecilerle ilgili alandaki koşullar çok değişti. Birçok ülke sığınmacılarla ilgili kanunlarını yenilediler. Türkiye’nin de ‘Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’ un mültecilerin ve sığınmacıların ihtiyaçlarına göre revize etmesi gerekiyor”
Özel sektör mülteci alanına dahil edilmeli
IBC (Uluslararası Mavi Hilal) Program Koordinatörü Duygu Fendal ise özel sektörün bir şekilde konunun içine dahil edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Covid-19, mültecilerin kırılganlıklarını artırdı, destek talepleri çok yukarılara çekildi. Bu süreçte, işbirliği mekanizmalarının tamamlayıcı bir zincir olarak düşünülmesi gerekiyor. Mültecilere yönelik olarak; koruma alanındaki kişilerin kapasitelerinin geliştirilmesine ihtiyaç var” diye konuştu.
İşbirliği ve koordinasyon güçlendirilmeli
Grup tartışmalarında, COVID-19 ile birlikte, birçok kamu kuruluşunun çalışma saatlerinin değişmesi, tüm kuruluşların online çalışma biçimine geçmesinin yönlendirme faaliyetlerini sekteye uğrattığı konusu ön plana çıkarken, hemen tüm katılımcılar; STK’ların ve kamu kurumlarının birbirleriyle olduğu kadar kamu kurumları ve STK’ların arasındaki ilişkilerin ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardılar.




