EN

‘Ateşkes baskıyı azaltırsa, Batı’daki baskı da azalacaktır’

06.03.2020

06.03.2020

İGAM Başkanı Metin Çorabatır, Türkiye’nin Sesi Radyosu’ndaki 11’inci Peron Programı’na konuk oldu.

Çorabatır, hem sınırlarda yaşanan durumu değerlendirdi, hem de konuyla ilgili projeksiyonlarını anlattı:

“Tam oran veremiyoruz ancak gidenler arasında Suriyelilerin beklendiği gibi çok olmamasının nedenleri var. 2011’de göç başladı. Suriyeliler 2014 yılında, Geçici Koruma’ şemsiyesi altına alındılar. Bu aşamadan sonra, AB yardımlarıyla verilen Kızılay Kart, onların en azından kiralarını karşılamalarını sağladı ve hayatlarını stabil hale getirdi.  1.7 milyon Kızılay kartından destek alıyorlar.

Şimdi Suriyeliler, ideal seviyede olmasa bile hayatlarını riske atmak için üç kez düşünmek durumundalar...  Hem yardım alıyorlar, hem çocukları Türk okullarına gidebiliyor.  Geleceklerini burada kurmak gibi bir eğilim var ailelerde…

Sınırı geçmeye çalışanlar, daha çok kayıt altında olmayanlar…

Ancak Afganlılar Türkiye’deki koruma sistemine kayıt olamıyorlar veya olmak istemiyorlar.   Afrika ülkelerinden gelenler, Uzakdoğu’dan gelenlerin bir kısmı, zaten Türkiye’de sığınmaya başvurmayıp, transit geçmek istiyorlardı.  İranlı,  Iraklı olup, diğer uluslararası koruma modellerinden yararlananlarda fazla bu grupta değil. Son gelişmelerle birlikte, Türkiye’de daha çok kayıt altında olmayanların sınırı geçmek üzere hareket ettiğini görüyoruz.

Çok büyük insanlık dramları yaşanıyor ancak ben iyimserim. Geçmişte de uluslararası sistemlerin tıkandığı dönemler oldu. Çatışmalar, savaşlar oldu.  Ama gün geldi, paradigmatik bir değişim yaşandı. 

BM yapısı tartışılacaktır

Böyle gitmeyecektir. Ulus devletlere bağlı sistemlerde de bir değişiklik yapılacaktır. Türkiye’nin dediği gibi, BM yapısı mutlaka tartışılacaktır.  ‘Dünya 5’ten ibaret değildir’ söyleminin yaygınlaşması söz konusu. Bir sürü reform önerisi var ama bu konularda çok büyük adımlar atılamıyor. BM’de 5 daimi üyenin veto yetkisinin bir çözüm yaratmadığı görülecektir. Mevcut formüller tartışılacak, yeni formüller bulunacaktır. Çünkü kan akıyor, fakirlik sürüyor, dengesizlik sürüyor.

Buradan mutlaka bir çıkış olacak

Buradan bir çıkış mutlaka olacak. Sanayileşmiş ülkelere göç önlenemez. Bu, sınırlarda kavgalara çatışmalara yol açacak ama bu ülkelere girecekler. Kaldı ki giriyorlar.  Bu ülkelerde, bu gelişmelerin yarattığı huzursuzluklar oluyor, aşırı ideolojik partiler güçleniyor ancak bu; sürdürülebilir değil. Bir noktaya gelince üst akıllar, insani çözüm üreteceklerdir.

AB tarihine baktığımızda şunu görüyoruz;  İtalya, Yunanistan gibi ülkeler, insanları sığınma sistemine alıyor ve çabucak reddediyor. Sonra 15-20 gün gibi bir esneklik tanıyor ve kişiyi serbest bırakıyor, onlar da;  Almanya, Fransa gibi ülkelere geçiyorlar.

Ateşkes baskıyı azaltır

Türkiye de ciddi sorunlarla karşı karşıya. İdlib’de insani bir trajedi yaşanıyor.  Moskova’daki ateşkes,  baskıyı azaltırsa, Batı’daki baskı ve sürtüşme de azalacaktır”

 

 

 

 

Whatsapp