İltica ve Göç Araştırma Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır koronavirüs salgınında mültecilerin yaşadığı sıkıntıların dışında Dünya'da ve Türkiye'de giderek artan yabancı düşmanlığına karşı uyarılardı bulundu. Çorabatır, “Mülteci lafı koronavirüs sırasında bahsedilmez oldu. Görünmez bir kitle haline geldi. Sadece siyasi partiler değil. Büyük Belediyeler de mültecileri görmediler. Bu maalesef Avrupa’da da öyle yıllardır aşırı sağ partiler ve ırkçı partiler daha çok yabancı düşmanlığı yapıyorlar ve oy alıyorlar. Onların oyları çoğaldıkça daha merkezi sosyal demokrat, liberal, daha orta muhafazakâr partiler de bakıyorlar orada oy var. Onlar da söylemlerini yabancı düşmanlığına yakın bir seviyeye çekiyor” dedi.

Türkiye'de iltica ve göç konularını çalışan bağımsız bir araştırma merkezi olan İGAM Başkanı Metin Çorabatır, Türkiye’de mültecilerin çoğunun kayıt dışı ve düzensiz çalıştığını ifade etti. Mültecilerin pandemi döneminde yasaklardan dolayı tek gelir kaynaklarının da sona erdiğini söyleyen Çorabatır, ANKA Haber Ajansı'na konuştu. Çorabatır, "İkinci olarak Türkiye okullarında kayıtlı 700 bine yakın mülteci öğrenci var. Online eğitim sistemi onları da etkiledi. Çoğunun cep telefonu ve tablet gibi cihazları yok. İnternet bağlantıları yok. Olanlar da hocalar televizyon yayınlarında hızlı konuştukları için pek anlayamıyorlar. Bazılarının göç idarelerindeki kayıt işlemleri vardı. Doğal olarak göç idareleri de kendi hizmetlerini yavaşlattı" görüşünü dile getirdi. 

"BELEDİYELER PANDEMİ DÖNEMİNDE ‘KURAL GEREĞİ’ MÜLTECİLERE YARDIMDA BULUNMADI"

Türkiye’de merkezi hükümet ve yerel yönetimlerinin koronavirüsten etkilenen kesimlere yaptığı yardımların mültecileri kapsamadığını belirten Çorabatır, “Maske, dezenfektan almakta bile zorluk çektiler. Bu da olayın başka bir boyutu ama kurallara yine de çok iyi uydular. Hasta olmamaya çalıştılar. Tabi ekmek parası alamadılar. Paraları kesildiği için ev sahipleri kiralarını talep etmeye, ‘evden çıkın’ demeye başladı. Elektrik, su faturalarını ödeyemedikleri için zorluklarla karşılaştılar. Her türlü dar gelirli olmanın üstüne bir de böyle yaygın bir kriz olunca çok etkilendiler” dedi.

Çorabatır, mültecilere Birleşmiş Milletler tarafından hijyen ürünleri gibi destek ürünleri sağlandığını, ancak göçmenlerin kendi çabalarıyla ayakta durmaya çalıştığını vurguladı. Çorabatır, “Biz sivil toplum örgütü olarak belediyelere ve diğer kurumlara ‘o insanlara da yardım yapın, çok acil yardıma ihtiyaçları var’ dediğimizde ‘maalesef kural itibariyle onlara yardım dağıtamıyoruz’ dediler. Dolayısıyla orada bir ayrımcılık ve mağduriyet söz konusu oldu. Biz, yardım talep etmeleri için mültecileri oraya yönlendirdiğimizde ‘yok mültecilere yardım vermiyoruz’ dediler” açıklamasını yaptı.

“MÜLTECİ LAFI KORONAVİRÜS SIRASINDA BAHSEDİLMEZ OLDU”

Türkiye yönetiminin bu tavrındaki sebebin son yerel seçimler olduğunu söyleyen Çorabatır şöyle konuştu:

“Büyükşehirlerdeki önemli belediyeleri muhalefet aldı. Muhalefetin en önemli söylemleri mültecileri göndermekti. Seçimler sırasında mültecilere sıcak bir ifadeyle yaklaşan hükümet de ‘biz de geri göndereceğiz’ demeye başladı. Sadece aralarındaki ifade farkı hangi şekilde geri gönderilecekte ortaya çıktı. CHP ‘Esat’la anlaşırsak geri göndereceğiz’ dedi. İktidar da ‘sınır boyunca güvenlik bölgeleri kurarak oraya yerleştireceğiz’ dedi. Hatta Sayın Cumhurbaşkanı BM Genel Kurulunda, haritalar gösterdi, projelerini söyledi ve Uluslararası destek istedi.

“SAĞ PARTİLER, IRKÇILAR YABANCI DÜŞMANLIĞIYLA OY ALIYORLAR”

Sözel olarak iktidar da muhalefet de mültecileri geri göndermeye başladı. Yöntemleri farklıydı. CHP’nin İstanbul’da yaptığı bir konferans vardı. Beni de çağırdılar ve gittiğimde resmen şey diyorlardı. ‘Bize belediyeleri kazandıran faktörlerden en önemlisi Suriyelileri geri göndereceğiz söylemi oldu.’ Bu iktidarın söylemini de etkiledi. Muhalefeti de etkiledi ve hala devam ediyor. Mülteci lafı koronavirüs sırasında bahsedilmez oldu. Görünmez bir kitle haline geldi. Sadece siyasi partiler değil. Büyük Belediyeler de mültecileri görmediler. Bu maalesef Avrupa’da da öyle yıllardır aşırı sağ partiler ve ırkçı partiler daha çok yabancı düşmanlığı yapıyorlar ve oy alıyorlar. Onların oyları çoğaldıkça daha merkezi sosyal demokrat, liberal, daha orta muhafazakâr partiler de bakıyorlar orada oy var. Onlar da söylemlerini yabancı düşmanlığına yakın bir seviyeye çekiyor.”

“YUNANİSTAN SINIRINA GİDENLERİN ÇOĞUNLUĞUNU GENÇ VE KAYIT DIŞI ÇALIŞANLAR OLUŞTURUYORDU”

Pandemiden önce göçmenlerin Yunanistan sınırına gönderilmesini, Türk hükümetinin İdlip’te yaşanan gelişmelerden kaynaklandığını söyleyen Çorabatır, sözlerini şöyle tamamladı:

“O dönem 1 milyona yakın mülteci göçü tehdidi vardı. Hükümet de Avrupa Birliği’nden yeteri kadar iş birliği ve dayanışma görmediği gerekçesiyle şöyle bir karar aldı. ‘Eğer mülteciler Batıya sınıra giderse, biz onları engellemeyeceğiz’ demeleri birçok insanı yola düşürdü. Fakat yola düşenlerin çoğu Afgan’dı ve özellikle kayıt dışı... Aileler olmakla birlikte çoğunluğunu bekar, genç ve düzensiz göçmen, geri gönderme merkezindeki insanlar bu tür bir profil sınıra doğru gittiler. Orada Yunanistan’ın çok sert bir tavrıyla karşılaşıldı. İnsan haklarını ihlal eden bir tavırla karşılaşıldı. Gaz bombaları, kurşunlar… Zaten Yunanistan daha önceden orada tel örgüyle sınırları kapatmıştı. Ona rağmen bir iki kişi girdiyse de soyuldular, çırılçıplak geri gönderildiler. Her türlü insanlık dışı muameleye tabi tutuldular. Bir süre orada ağır ve zor koşullarda kaldılar. Tam o sırada Covid-19 yaygınlaşmaya başladı. Geri dönenler Edirne’deki yurtlarda karantinaya alındılar. Bir kısmı kendi şehirlerinde karantinaya alındı. Bazıları Avrupa’ya gideceğiz ümidiyle buradaki evlerini, az miktardaki mobilyalarını da satmıştı. Dönünce evlerini de terk etmiş ve akrabalarının yanında kalmak zorunda kaldılar.”

Kaynak: https://ankahaber.net/haber/detay/goc_uzmani_corabatirdan_yabanci_dusmanligi_uyarisi_multeci_lafi_koronavirus_sirasinda_bahsedilmez_oldu_23390